Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/88 E. 2023/5775 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/88
KARAR NO : 2023/5775
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2018/32 E., 2019/407 K.
SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2017 Tarihli ve 2017/42 Esas, 2017/29 Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında
1.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 11.10.2019 Tarihli ve 2018/32 Esas, 2019/407 Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkilin hiçbir ByLock mesaj içeriği olmadığına, log kayıtlarının sadece 56 olduğuna, sadece 8 saniyelik bir görüşme tespit edildiğine, ByLock tespit değerlendirme tutanağında çelişkiler olduğuna, Ö. A.’nın polis akademisinde yüksek lisans yapan müvekkilin hocası olduğuna, C. K.’yi hiç tanımadığına, Ö. A. ile olan görüşmelerin hayatın olağan akışına uygun olduğuna, ByLock kullanıldığı iddia edilen telefon üzerinde inceleme yaptırılmadığına, Müvekkilin dijital inceleme raporunda FETÖ aleyhine birçok unsura rastlanıldığına ve sair hususlara ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“…Sanık …’in … de görev yaptığı ve KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, yukarıda da belirtildiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olması, sanığın dosyada mevcut hts kayıtları ve KOM Analiz raporunda da belirtildiği üzere C. K. ve Ö. A. ile toplamda 9 kez iletişiminin olması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunup örgüt üyesi olduğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiş, ceza tayin edilirken sanığın örgütün tepe yöneticisi konumunda bulunan kişiler ile iletişiminin bulunması dikkate alındığında suç işleme kastının yoğunluğu, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Sanığa verilen ceza da 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca artırıma gidilmiş, sanığın fiilden sonraki davranışları lehine taktiri indirim nedeni kabul edilerek sanık hakkında TCK 62 nci maddesi uygulanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur….”
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
Sanık hakkında tanzim edilen … ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanağı incelendiğinde herhangi bir mesaj içeriğinin bulunmadığı, söz konusu ID ‘yi ekleyenlerin “verdiği ad” bölümünün boş olduğu, yine kullanıcı profil bilgileri kısmında yer alan “kullanıcı adı”, “şifre” ve “adı” kısımlarında yer alan bilgilerin de sanıkla uyumlu olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, söz konusu ID’nin kullanıcısının sanık olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi bakımından … numaralı ID’yi ekleyen kişilerle, bu ID’ye bağlı kişi ve mail listesinde yer alan kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek haklarındaki soruşturma ve/veya kovuşturma dosyalarında sanıkla ilgili bilgi, belge, delil olup olmadığının araştırılması, yine bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup sanığın örgütsel faaliyetlerine dair bilgileri olup olmadığının sorulması suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak, varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilerek bu kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, tanık olarak dinlenilmesinin mümkün olmaması halinde dosya içerisindeki beyanlarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3-Kabul ve uygulamaya göre;
a-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında sanığın yakalandığı tarih olan “11.08.2016” yerine “18.07.2016” olarak yazılması,
b-Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun’un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, TCK’nın 61/3 üncü maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 11.10.2019 tarihli ve 2018/32 Esas, 2019/407 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.