Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/749 E. 2023/7694 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/749
KARAR NO : 2023/7694
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/85 Esas, 2022/125 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
BİRLEŞEN DAVA : … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/144 E.
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü

Taraflar arasındaki istirdat (asıl dava) ve haksız haciz nedeniyle uğranılan zararın tazmini (birleşen dava) davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine avalist olarak gözüktüğü bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibin usulsüz olarak kesinleşmesini müteakip müvekkiline ait iş makinesinin 26.06.2012 tarihinde haczedildiğini ve 06.09.2012 tarihinde yapılan açık artırmayla da 122.000,00 TL bedelle alacağına mahsuben davalıya ihale edildiğini, ancak müvekkilinin davalıya senet verilmesini gerektirir bir borcu bulunmadığını gibi senette müvekkili adına atılan imzanın da geçersiz olduğunu, zira davaya konu bononun müvekkili adına … Ustabaş tarafından tanzim edildiğini oysa senedin düzenlendiği tarihte adı geçenin müvekkilini şirketi münferiden temsil yetkisi bulunmadığını, senedin düzenlendiği tarihte müvekkili şirketin Muhamed Ustabaş ve …’nun müşterek imzasıyla temsil edildiğini, davalıya ihale edilen iş makinesinin 200.000,00 TL değerinde olduğunu ileri sürerek 200.000,00 TL’nin takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili, bozmadan sonra asıl dava ile birleştirilmesine karar verilen birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; asıl davada da ileri sürdüğü maddi vakıaları tekrar ettikten sonra müvekkiline ait iş makinesinin davalı tarafından başlatılan haksız takip neticesinde 06.09.2012 tarihinde alacağına mahsuben davalıya ihale edildiğini, müvekkilinin satışın yapıldığı tarihten icra dosyasının kapatıldığı 14.11.2014 tarihine kadar geçen 27 aylık sürede sahibi olduğu iş makinesini kullanamadığı gibi kiraya vermek gibi yöntemlerle elde edeceği semerelerinden de mahrum kaldığını, müvekkilinin zararın aylık 9.000,00 TL’den 243.000,00 TL olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla aylık 9.000,00 TL’nin 06.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle toplam 27 ay olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
1.Mahkemenin asıl davaya ilişkin olarak … olduğu 17.03.2015 tarih, 2015/5 E. ve 2015/67 K sayılı kararıyla, istirdat davasının bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, satışın 08.01.2013 tarihinde kesinleştiği, ödemenin bu tarihte yapıldığı, hak düşürücü sürede dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

2.Mahkemenin, birleşen davaya ilişkin olarak … olduğu 17.03.2105 tarih, 2015/4 E. ve 2015/68 K. sayılı kararı ile istirdat talebine ilişkin işbu davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
1.Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin asıl davaya ilişkin olarak … olduğu 21.01.2016 tarih, 2015/9392 E., 2016/519 K. sayılı kararı ile ” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin yedinci fıkrasıyla istirdat davaları bakımından öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dosya borcunun tamamının ödendiği tarihten itibaren başlayacağı, Mahkemece, iş makinasının satıldığı ve satışın kesinleştiği tarih olan 08.01.2013 tarihi, hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi olarak alınmış ise de bu tarih itibariyle dosya borcunun tamamının ödenip ödenmediğinin araştırılmadığı, Mahkemece, dava konusu icra takip dosyasındaki borcun tamamının hangi tarihte ödendiği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin birleşen davaya ilişkin olarak … olduğu 15.03.2016 tarih, 2015/15686 E. ve 2016/4521K. sayılı kararı ile “davacının, dava ve temyiz dilekçelerinde açıkça bu davanın, usulsüz yapılan icra takibi sonrasında haczedilen iş makinesinin kullanılamamasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin tazminat davası olduğunu bildirdiğini, Mahkemece, davacının iddiası yönünden delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın istirdat davası olduğu kabul edilerek, süre yönünden reddine kararı verilmesi doğru olmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından, davalı tarafından davacı şirkete yönelik kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığı, davalı şirkete ait iş makinesinin haczedildiği, takip dosyasının, 14.11.2014 tarihli kapak hesabı ile 150.608,49 TL üzerinden haricen tahsil edildiği, mevcut davanın 06.01.2015 tarihinde açıldığı, 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin yedinci fıkrasına göre istirdat davasının, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıllık hakdüşürücü sürede açılması gerektiği, huzurdaki istirdat davasının süresinde açıldığı, davacı şirketin bononun düzenlendiği tarih itibariyle çift imza ile temsil edildiği ancak bononun sadece şirketi müştereken temsil yetkisi bulunan temsilcilerden olan … tarafından tanzim edildiği, bu nedenle bononun davacı şirketi bağlamayacağı, bu nedenle davacı şirkete yönelik başlatılan takip sonucu 14.11.2014 tarihli kapak hesabı ile tahsil edilen tutarın davacıya iadesi gerektiği, birleşen dava bakımından, asıl davadaki gerekçelerle haksız olduğu tespit edilen icra takibi neticesinde, davacıya ait iş makinesinin 06.09.2012 tarihinde alacağa mahsuben davalıya ihale edildiği, dosyanın 14.11.2014 tarihinde haricen tahsil edildiği, davacının usulsüz takip nedeniyle iş makinesini kullanamaması ve yararlanamaması sebebiyle zarara uğradığı, bu nedenle aracın haciz tarihinden dosyanın kapanış tarihine kadar olan süreç için aylık 9.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 150.608,49 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalı …’dan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 236.400,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalı … Gaz’dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, 23.09.2022 tarihli ek kararla, birleşen davaya ilişkin hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer … “… Gaz” isminin ” …” olarak tashihine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl istirdat davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacı şirketçe, icra takibine 5 günlük süre içerisinde itiraz edilmediği gibi satış işlemleri sırasında yapılan bir çok işleme de itirazda bulunulmadığını, bu nedenle davacının senetteki imzaya muvafakat ettiğinin kabulü gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin davacı şirketin çift imza ile temsil edildiğini de bilmediğini, davacı şirketin çift imza ile temsil zorunluluğuna dair savunmasının dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığını, birleşen davanın dinlenebilmesi için haczin geçerli bir haciz olmadığı yönünde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunması gerektiğini, davaya konu iş makinesi için yapılan ihalenin kesinleştiğini, bu nedenle artık bu aşamadan sonra haczin geçersiz olduğunun kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, aksi kabul edilecek olsa dahi birleşen dava bakımından, asıl istirdat davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının açmış olduğu istirdat davası ile zararını faizi ile birlikte talep ettiğini, bu nedenle aynı mal varlığına ilişkin kazanç kaybı iddiasının mükerrerlik teşkil ettiğini, Mahkemece, herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan varsayıma dayalı olarak eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, kiralama hesabında, kişinin ödemediği yakıt, sigorta ve işçilik giderlerinin düşülmesinin zaruri olduğunu, davacının ödemek zorunda kalacağı giderlerinin düşülmemesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece, gerekçeli kararın yazılmasından başka bir deyişle dosyadan el çekilmesinden sonra tashihle hüküm fıkrasında değişiklik yapılmasının da doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava bakımından, istirdat, birleşen dava bakımından ise haksız haciz nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun’un 72 … maddesinin yedinci fıkrası.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.