YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2157
KARAR NO : 2024/256
KARAR TARİHİ : 18.01.2024
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif yetkililerinin sözlü talepleri üzerine 3.034,33 TL’lik borcu 30.05.2014 tarihinde ödediğini ancak daha sonra kooperatif yetkililerinin müvekkiline kooperatiften ihraç edildiğini bildirdiklerini, kooperatiften ihraca ilişkin belgeleri talep ettiklerini, kooperatifçe üç ayrı tarihli gazete ilanlarını gönderildiğini, müvekkili ile birlikte sekiz üye için de ihraç kararı verildiğini, müvekkiline ihraç ile ilgili usulüne uygun tebligatlar yapılmadığını, eczacı olan müvekkilinin adresi tespit edilebilecekken hatalı adreslere tebligat çıkarıldığını, müvekkilinin ödemesi gereken tutarın ilanda 1.485,83 TL olarak belirtildiğini ancak müvekkilinin ilk ilan tarihi 07.06.2014 tarihinden önce kooperatife ödemekle yükümlü bulunduğu tutarı fazlasıyla ödediğini ileri sürerek, müvekkili ile ilgili ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 3 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığını, davacıya gönderilen ihtarnemelerin bila tebliğ dönmesi üzerine Türkiye genelinde yayımlanan gazetede birinci ve ikinci ödeme ihtarları ile ihraç ihtarının ilan edildiğini, davacının 1996 yılında kooperatife ortak kaydı yapıldıktan sonra hiçbir şekilde kooperatifle ilişki ve irtibat kurmadığını, hiçbir genel kurul toplantısına iştirak etmediğini, kooperatif arsasının imar görmesi üzerine kooperatif avukatı ile irtibata geçtiğini ve ihraç edildiği bilgisini edindiğini, davacının kesin ihraç ilanından yaklaşık 3.5 yıl sonra dava açmasının usul yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı üyeye ödemeye ilişkin birinci ve ikinci ihtarın kooperatife bildirdiği adrese noter vasıtasıyla tebliği ile iade gelmesi nedeniyle noter tarafından gazete yolu ile ilanının istenmesi ve yapılması gerekirken, bu yapılmadığından tebliğin usulsüz olduğu , yine aynı şekilde ihraç kararının da usulsüz tebliği edildiği görülmekle, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı nazara alınarak birinci ihtar tarihi itibariyle davacının istenen kadar kooperatife borcun bulunmadığı, yine ikinci ihtarda istenen miktar ile birinci ihtarda istenen miktarların farklı olduğu, ayrıca birinci ihtarda istenenden daha fazlasının davacı tarafından 30.05.2014 tarihinde kooperatifin banka hesabına ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı hakkındaki ihraç kararının 24.07.2014 tarihli gazetede yayınlandığını, dolayısıyla üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan … bu davanın esasa girilmeden usulden reddedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda 1996 yılında kooperatife üye olan davacının 17.06.2001 ile 17.05.2014 tarihleri arasında çağrılmasına rağmen genel kurullara katılmadığı, aidat ödeme yükümlülüğü bulunan kooperatifle irtibatının olmadığı hususlarının tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kooperatif üyesinin 17.06.2001 ila 17.05.2014 tarihleri arasında, on dört yıl yapılan tüm kooperatif genel kurul toplantılarına çağrılmasına rağmen katılmadığı, bu süre içerisinde kooperatifle iletişime geçmediği, aidat yükümlülüğü bulunan kooperatifte davacının uzun süre kooperatife uğramadığı, on dört yıl boyunca çağrılmasına rağmen genel kurul toplantılarına katılmadığı, aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmediği dolayısıyla üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve açtığı davanın TMK 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; temyiz dilekçesinde özetle davalı kooperatif tarafından müvekkile gönderilen ve bila tebliğ dönen birinci ihtarında 1.485,83 TL, ikinci ihtarda ise 1.860,83 TL alacak bildirilmiş olup ihtarlarda bildirilen alacak tutarları birbirlerinden farklı olmakla bu ihtarların geçersiz olduğunu, bu ihtarlarda alacak kalemlerinin ayrıntılı belirtilmediği gibi birinci ihtarda Ana Tip Sözleşmenin 14. maddesi uyarınca son ödeme gününden otuz gün geçmeden aidat alacağı muaccel olmayacağı halde 31.05.2013 tarihinde muaccel hale gelecek Nisan aidatı da alacağa katılarak muaccel olmayan alacak bildirimi yapıldığını, ihtarlarda bildirilen borç miktarlarının çok daha fazlasını 30.05.2014 tarihinde 3.034,33 TL olarak ödediğini, usule uygun olmayan ödeme ihtarlarına rağmen, ödeme ilanından da önce, ilan edilen tutarların çok daha üzerinde aidat borcunu kooperatife ödediğini, müvekkilin Bölge Adliye Mahkemesi kararında iddia edildiği gibi eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesi bulunması halinde temerrüde düşmediği bir borcu fazlasıyla ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci ve 371 nci maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Kooperatifler Kanununun 27 nci maddesi ve Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14 ncü maddesine uygun şekilde ihraç prosedürünün işletilmediği dosya kapsamında sabittir.
2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 17.06.2001 ila 17.05.2014 tarihleri arasında, on dört yıl yapılan tüm kooperatif genel kurul toplantılarına çağrılmasına rağmen katılmadığı, bu süre içerisinde kooperatifle iletişime geçmediği, aidat yükümlülüğü bulunan kooperatifte davacının uzun süre kooperatife uğramadığı, on dört yıl boyunca çağrılmasına rağmen genel kurul toplantılarına katılmadığı, aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmediği dolayısıyla üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği ve uzun yıllar geçtikten sonra ortaklığının varlığını iddia etmesinin dürüstlük kurulları ile bağdaşmadığı ve TMK’nın 2 nci maddesine aykırı olduğu kanaatine varılmışsa da, somut olayda davacı davalı kooperatifin 30.12.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğine göre kooperatif tarafından ihraç edildiği bu tarihe kadar üyeliği benimsenerek kabul edilmiştir.
3. Öte yandan davacının 30.05.2014 tarihinde kooperatife 3.034,33-TL ödeme yaptığı, bu ödemenin kooperatifçe kabul edilmediği iddia ve ispat edilmediğine göre davacının üyeliğinin kooperatifçe zımnen benimsendiğinin kabulü gerekir.
4. Somut olay bakımından davacının ihraç kararının gazetede ilan olunduğu 24.07.2014 tarihi ile dava tarihi olan 29.01.2018 tarihi arasındaki geçen süre dikkate alındığında TMK’nın 2 nci maddesinin uygulanma imkanı yoktur. Bu durumda davalı kooperatif tarafından usulüne uygun olarak ihraç süreci işletilmediğinden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.