YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2917
KARAR NO : 2023/5013
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/324 Esas, 2020/724 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, İzmir’de faaliyet gösteren müvekkili şirkete davalı … işveren vekili olarak atandığını, bu davalının …’ı işe aldığını, önemli bir müşterinin işinde gerekli özeni göstermedikleri için müşteriyi kaybettiklerini ve …’ı işten çıkardıklarını ancak sonradan tespit ettikleri üzere davalıların müvekkili şirketin adresinde aynı logo altında davalı şirketi kurdukları ve müvekkili şirket ile arasında organik bağ varmış gibi gösterilerek müşterilerinin çalındığını, iş tekliflerinin bu şekilde alındığını ve haksız kazanç elde ettiklerini, haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile menine, 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile göreve ilişkin bozma ilamına uyularak davacı ve davalı şirketin aynı işkolunda çalıştığı, şirket logolarının, adres ve telefon numaralarının aynı olduğu, davalı şirketin davalı şahıslar tarafından kurulduğu, müşteriler nezdinde davacıyla karışıklık yaratacak şekilde yazışmalar yapıldığı, davacının bazı müşterileriyle ticari ilişki kurulduğu, tarafların defter ve dayanağı belgelerde yapılan inceleme sonucunda davacının kayıtlardan tespit edilebilen zararının 90.379,08 TL olduğu, bu miktarın davacı şirketin 2014-2015 yılları için yoksun kaldığı kazanç miktarı olduğu, davalılar … ve …’ın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendini ihlal etmek suretiyle haksız rekabette bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 90.379,08 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 21.12.2022 tarih, 2021/3969 E. ve 2022/9280 K. sayılı kararıyla dava tarihi 02.02.2015 olup davacının iddia ve taleplerinin dava tarihi itibarıyla değerlendirilmesi gerekirken, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yoksun kalınan kâra dair hesaplamaların 2015 yılının tamamını kapsadığı ve dava tarihini aşar şekilde yapıldığı anlaşıldığından hükmün bozulmasına ve davacı yararına makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken buna ilişkin talebin reddi doğru olmadığından kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; davalıların haksız rekabet eyleminin Mahkemece tespit edilen maddi vakıalarla sabit olduğunu, 6102 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre haksız rekabet sonucunda zarar doğduğu anlaşılır; ancak zarar davacı tarafından ispatlanamaz ve anılan fıkranın son cümlesi gereğince davalının elde etmesi mümkün görülen menfaat karşılığı hesaplanamazsa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci maddesine göre uygun bir tazminat takdir edilmesi gerektiğini, elde edilebilecek bir kazançtan yoksun kalmayı ifade eden gelir yoksunluğunun, gelecekteki zarar şeklinde de gerçekleşebileceğini, gelir yoksunluğunun, dava tarihinde tam olarak gerçekleşmediğini, zararın birliği ilkesi gereğince gerçekleşen ve gelecekteki zararların, tek seferde birlikte ele alınıp dava edileceğini, gelir yoksunluğu zararının dava tarihine kadar hesaplanması gerektiği kararının zararın birliği ilkesine aykırı olduğunu, maddi tazminatın haksız rekabet teşkil eden eylem nedeniyle davacının yoksun kaldığı kazanca göre belirlenmesi gerektiğini ve buna göre de müvekkilinin müşteri portföyündeki dava dışı Zen-On, Natural Stone, Marbelex Corp. Şirketlerine yapılan satışlardan müvekkilinin mahrum kaldığı kazancın 90.379,08 TL olduğunun açık olduğunu, haksız rekabet devam ettiği sürece sürekli dava açılmak zorunda kalınmasının hak arama özgürlüğünü engelleyeceğini, hakkaniyete de aykırı olduğunu ileri sürerek bozma ilamının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabete dayalı tazminat miktarının hangi tarih esas alınarak belirleneceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 55 inci ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.