YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/17561
KARAR NO : 2023/10519
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/601E., 2022/51 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, huni ve boş yağ tenekesinin müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık müdafiinin temyiz süresinde yanıltıldığı görülmüş ise de 7 günlük yasal temyiz süresi içerisinde süre tutum dilekçesi vermesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2013 tarihli ve 2013/129 Esas, 2013/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan beraatine, adli emanette kayıtlı eşyaların sahibine iadesine karar verilmiş, temyiz dışı sanıklar … ve … hakkında da beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Anılan kararının katılan kurum vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.11.2017 tarihli ve 2015/12979 Esas, 2017/9347 Karar sayılı ilâmıyla; sanık …’un işlettiği Karadavut Madeni Yağ isimli iş yerinin önünde sanık …’in kullandığı minibüsün deposuna sanık …’in huni yardımı ile yağ tenekesini boşaltmakta olduğu sırada kolluk görevlilerince durumun tespit edildiği, 25.01.2013 tarihli analiz raporunda; incelenen numunenin 5015 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin( 5) numaralı bendinde verilen akaryakıt tanımına uymadığı, söz konusu numunenin kimyasal kompozisyonunun teknik düzenlemelere uygun akaryakıt olmadığı ve numunenin %1,2 oranında çözücü (solvent) %98,8 oranında ise mineral yağ içerdiğinin belirtildiği cihetle sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2017/625 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararıyla sanığın 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla erteli 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adli emanette kayıtlı suç işlenirken kullanılan huni ve boş yağ tenekesinin müsaderesine karar verilmiş, temyiz dışı sanıklar … ve …’in de erteli 1’er yıl 8’er … hapis ve 80.00’er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4.Anılan kararın katılan kurum vekili, sanık … ve … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarihli ve 2020/2403 Esas, 2020/12207 Karar sayılı ilamıyla 7242 sayılı Kanun ile getirilen lehe düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Zile Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2022 tarihli ve 2020/601 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla erteli 10 … hapis ve 20.00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adli emanette kayıtlı suç işlenirken kullanılan huni ve boş yağ tenekesinin müsaderesine karar verilmiş, temyiz dışı sanıklar … ve … hakkında da erteli 10’ar … hapis ve 20.00’şer TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın savunmaları dikkate alınmadan karar verilmesine, sanığın yağı akaryakıt olarak sattığına dair delil olmadığına, ele geçen yağın faturalı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık …’un işlettiği Karadavut Madeni Yağ isimli iş yerinin önünde temyiz dışı sanık …’in kullandığı minibüsün deposuna temyiz dışı sanık …’in huni yardımı ile yağ tenekesini boşaltmakta olduğu sırada kolluk görevlilerince yakalandıkları, bahse konu işyerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada üzerlerinde akışkanlık düzenleyici müstahzar ibaresi mevcut olan 176 adet, 12 kiloluk tenekede ve iş yeri önünde içerisine mağdeni yağ konulduğu tespit edilen 60 M … plaka sayılı minibüsün deposunda 20 litre olmak üzere toplam 1930 kg karışımlı madeni yağ ele geçirildiği tespit edilmiştir.
2. Sanık …’un bozma öncesinde, söz konusu yağları Kadışehri’nde faaliyetini sürdüren Karadavutlar şirketinden fatura karşılığında aldığını, söz konusu yağların mineral yağ olduğunu düşünerek isteyen şahıslara sattığını, ancak ne şekilde kullanıldıklarını bilmediğini, diğer sanıklardan Kenan’ın yan komşusu olduğunu, işyerinde olmadığı zaman dükkanımın anahtarını verdiğini, müşteri gelirse satış yaptığını beyan etmiş, bozma sonrasında ise etkin pişmanlık hükümleri için yatırılması gereken zararı ödemek istemediğini ifade ettiği tespit edilmiştir.
3. Temyiz dışı sanık … savunmasında, söz konusu aracın şoförü olduğunu, olay tarihinde Karadavut Madeni Yağ isimli işyerine gittiğini, aracın enjektörlerinin temizlenmesi için akışkanlık düzenleyici muhtahzar almak istediğini, gittiğinde Yahya’nın olmadığını, dükkan komşusu olan …’in emanet olarak dükkana baktığını söylediğini, tenekedeki akışkanlık düzenleyici muhtahzarı kendi aracına koyduğu sırada polislerin geldiğini, kutunun üzerinde akışkanlık düzenleyici muhtahzar yazdığını, bu malzemenin geçersiz olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
4. Temyiz dışı sanık … savunmasında, Yahya’nın dükkan komşusu olduğunu, olay tarihinde de bir yere kadar gittiğini ve dükkanı da kendisine emanet bıraktığını, bu sırada Eyüp’ün gelerek aracının enjektörlerinin temizlenmesi için yağ koyacağını söylediğini, sonra içeriye girip yağ aldığını, kendisinin de huniyi tutup dökülmemesi için yardımcı olduğunu, suçsuz olduğunu, beraatini talep ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. İnönü Üniversitesi PAL Laboratuarının 25.01.2013 tarihli analiz raporunda; incelenen numunenin 5015 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin( 5) numaralı bendinde verilen akaryakıt tanımına uymadığı, söz konusu numunenin kimyasal kompozisyonunun teknik düzenlemelere uygun akaryakıt olmadığı ve %1,2 oranında çözücü (solvent) %98,8 oranında ise mineral yağ içerdiği tespit edilmiştir.
6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının (…) dosya içerisinde bulunduğu, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre “hafif” değerde olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Sanık hakkında mahkemenin 24.10.2013 tarihli kararı ile beraat kararı verildiği, ancak anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2017 tarihli ilamı ile mahkûmiyet kararı verilmesi gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrasında mahkemenin 16.05.2019 tarihli kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyizi üzerine bozulmasının ardından temyize konu 14.01.2022 tarihli mahkûmiyet kararının verildiği görülmekle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince zamanaşımını kesen birden fazla mahkûmiyet kararı bulunması nedeniyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığının anlaşılması nedeniyle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.Olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6455 sayılı değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlarla ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onikinci, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılmamış ise de, suça konu eşyanın “hafif ” değerde olması nedeniyle uygulama lehe olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık saptanmamış olup, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2020/601 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.