Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/8638 E. 2012/10261 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8638
KARAR NO : 2012/10261
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vd. vekili Avukat …. tarafından, davalı … vd. aleyhine 26/08/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı … vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalılardan …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı …’in diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan …’in kullandığı araç ile çarpması sonucu yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü belirterek, maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, kazadan sonra bir feragatname düzenlendiğini, aradan 5 yıl geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, kazadan hemen sonra tedavi masraflarının biran önce karşılanması amacıyla düzenlenen feragatnamenin hür bir irade ile verilmiş olduğunun kabul edilmesi mümkün olmadığından, feragatname yok hükmünde kabul edilerek maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
a)Kazadan sonra noterde düzenlenen feragatnamede, maddi ve manevi tüm masrafların karşılandığı bildirilmektedir. Mahkemece tedavi giderlerine hükmedilmesi doğru olmamış bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
b) Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu, olay tarihi, davacının yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece davacı … yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA, davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı …’ten peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı, İzmir 18.’inci Noterliği tarafından tanzim edilen 15/09/2000 tarih 27063 yevmiye sayılı feragatname “09/09/2000 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı gerek kendisi ve gerekse olay tarihinde velayeti altında bulunan kızı … ile ilgili olarak maddi ve manevi tüm taleplerinin sürücü ve davalı safında gösterilen … tarafından karşılandığını, maddi talebinin olmayacağını, dava talep hakkımdan şimdiden feragat ettiğimi kabul ve beyan ederim”diyerek tazminat ve dava hakkından feragat etmiştir.
Söz konusu feragatname, 2918 sayılı Trafik Kanununun 111/1 maddesinde belirtildiği gibi hukuki sorumluluğu kaldıran ve daraltan anlaşma olmadığı gibi, 111/2 maddesindeki düzenlemeye göre de yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal de ettirilemediğinden geçerli ve tarafları bağlayıcıdır.
Davacı, olay nedeni ile uğradıkları zararların karşılandığını açıkça beyan edip kabul ettiğine göre bu davayı açması doğru olmayıp, davanın feragat nedeni ile red edilmesi gerekirken kısmen kabulü doğru değildir. Sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 12/06/2012