Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/2940 E. 2023/10743 K. 21.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2940
KARAR NO : 2023/10743
KARAR TARİHİ : 21.12.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/82 E., 2022/444 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/461 Esas, 2015/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/461 Esas, 2015/102 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2018/6373 Esas, 2021/738 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/82 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 38 inci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca takdiren teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestliktedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyizinde özetle; suç olduğunu bilmediğini, ağır hastası olan arkadaşının işsiz kalmaması için yerine ehliyet sınavına girmeye teşebbüs ettiğini, ilk kararda beraat ettiğini, bozma kararının eksik incelemeye dayandığını, Mahkemenin bozmaya uymasının Anayasaya ve insan haklarına aykırı olduğunu, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğini, beraatini istediğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların aralarında anlaşarak temyiz dışı sanık … yerine Motorlu Taşıt Sürücüleri Aday sınavına sanık …’in girdiği, durumun sınav kağıdı sanık … tarafından doldurulduktan sonra polis memurlarınca sınav salonundan sanığın çıktığı sırada fark edildiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanıklar özetle eylemi ikrar etmiştir.
3. Mahkemece sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık … hakkında yukarıda açıklandığı şekilde mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasının doğrudan uygulanabilir olduğu, Mahkemece aynı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrası sevki ile 204 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbikine karar verilmesinin bu nedenle hatalı olduğu anlaşılmış ise de bu husus neticeye etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Suç tarihi 12.01.2014 olup, sanık …’in Mahkeme sorgusu ile zamanaşımının kesildiği 25.02.2015 tarihinde itibaren 8 yıl dolmadan eldeki mahkûmiyet kararı ile zamanaşımının tekrar kesildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
4. Sanığın Mahkemece tekerrüre esas alınan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesi ile görevli) 2009/537 Esas sayılı kararının 25.04.2012 tarihinde kesinleştiği, ancak, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/831 Esas, 2012/917 Karar sayılı, 04.09.2012 tarihli kararıyla 6352 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesinin (c) bendi uyarınca infazın ertelenmesine ve “erteleme kararı tarihinden itibaren belli özelliklerdeki bir suç işlemez ise ertelenmesine karar verilen eylem yönünden düşme kararı verileceğinin ihtarı” yönünde karar verildiği, sanığın UYAP’tan temin edilen sabıka kaydında bu mahkumiyetinin, infazının ya da bu ek kararın yer almadığı, bu kararın tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka mahkûmiyeti bulunmadığı kaydında anlaşıldığından sanığa tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/82 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragraf tamamen çıkartılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.