YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11955
KARAR NO : 2023/12532
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/34 E., 2023/147 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekilleri temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının, davalının maliki olduğu … plakalı … hattında çalışan minübüsün 15.01.1993 tarihinden itibaren şoförlüğünü yaptığını, 01.06.2008 tarihinde işten çıkartıldığını, hiçbir zaman sigorta primlerinin yatırılmadığını, her türlü talep hakları saklı kalmak kaydı ile 15.01.1993-01.06.2008 tarihleri arasında müvekkilinin davalı işveren nezdinde hizmet akti ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesi ile, davacının 15.01.1993 tarihinden 2003 yılına kadar olan süre ile ilgili hizmet tespiti taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süre nedeni ile yasal olmadığını, davacının Halkalı vergi dairesine kayıtlı mükellef olduğunu, 1993 yılından beri bu vergi kaydı ile çay ocağı işlettiğini, davacının müvekkiline ait minibüste 2007 ve 2006 yıllarında aralıklarla çalıştığını sürekli çalışmasının bulunmadığını, iş aktinin haklı nedenle fesih edilmesi nedeni ile haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile, davacının geriye dönük hizmet süresi kazanmayı amaçladığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmaya başladığı tarihten itibaren 30 gün içinde kuruma başvurarak çalışmaya başladığını da bildirmediğini, hizmetinin geçtiği iddia edilen sürede iş yerinin 506 sayılı yasanın uygulama alanında bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, tanık anlatımlarına dayanarak davanın ispatlanma olgusunun kabul edilemez olduğunu, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2011tarih ve 2008/1090 Esas 2011/296 Karar sayılı sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı …’e ait … plakalı minibüste hizmet aktine dayalı olarak 01.01.2000-01.06.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 24.09.2012 tarihli ve 2011/9710 E. 2012/16108
K. sayılı bozma ilamında,”…Bu tür davalarda davalı işyeri ile ilgili tüm belgeler, vergi kayıtları, muhtasar beyannameler ve yoklama tutanaklarının olup olmadığı araştırılmalı, davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın davacıya aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile, inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve Kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işin niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa, usulünce giderilmeli, böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir….” gerekçesiyle bozulmuştur.
B.İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 28.01.2016 tarihli ve 2013/565 E. 2016/27 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı …’e ait … plakalı minibüste hizmet akdine dayalı olarak; 01.08.2000-01.06.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
2.Dairemizin 04.10.2016 tarihli ve 2016/7455 E. 2016/12043 K. sayılı ilamında, “..Dairemizin Bozma İlamının gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsetmek mümkün olmayıp, bozma sonrasında gelen belgelerden davacının tam zamanlı olarak çalıştığı kabul edilen minibüste talebe konu dönem içinde başka kimselerin de ceza almış olduğu dikkate alındığında bu kimselerin de tanık olarak dinlenilmesi ve davacının çalışma şekli ile süresi hakkında beyanlarının alınması ile 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık durumu bakımında Kurumca yapılan sonraki işlemler ve özellikle 5510 sayılı Kanun’un geçici 63 üncü maddesinin davacı hakkında uygulanıp uygulanmadığı ile uygulanmışsa Kurumca kabul edilen son sigortalılık durumu da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…” denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
C.Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 27.06.2022 tarihli ve 2017/107 E. 2022/2677 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı …”e ait … plakalı minibüste hizmet akdine dayalı olarak; 1.8.2000-1.6.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
2.Dairemizin 21.12.2022 tarihli ve 2022/13859 2022/16444
K. sayılı ilamında,”…Eldeki davada, 15.01.1993-01.06.2008 tarihleri arasında davalıya ait iş yerindeki çalışmalarının tespiti istemli dava ile ilgili olarak Mahkemece verilen kısmen kabul kararının gerekçe kısmında “… davacının 01.08.2006-01.06.2008 tarihleri arasında kesintisiz biçimde davalıya ait işyerinde çalıştığı anlaşılmakla….” denmiş hüküm kısmında ise davacının 15.01.1993-31.07.2000 tarihleri arası talebinin reddine, 01.08.2000-01.06.2008 tarihleri arasında davanın kısmen kabulüne karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir….” gerekçesiyle bozulmuştur.
E. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda tanıklar dinlenmiş olup; davacı tanığı … kendisinin 2005 yılından beri şoförler esnaf odası derneğinde yönetim kurulu üyesi olduğunu ve 1984 yılından beri minibüs hattı işlettiğini, 1984-1986 yılı arası Sefaköy hattında çalıştırdığını, 1986 da hattı sattığını, 1997 yılında aynı hattan arabayı aldığını, aradaki sürede bir başka hatta çalıştığını, 1997 yılında Sefaköy – Topkapı hattına geri geldiğinde davacının 2705 plakalı araçta çalıştığım, 1999 yılına kadar çalıştığını, babası vefat ettiğinde gittiğini, 2000 yılında tekrar aynı plakada çalıştığını, 2008 yılına kadar çalıştığını, kendisinin 1997 yılının öncesini bilmediğini, 2000-2008 yılları arasındaki çalışmanın ara vermeden kesintisiz olduğunu beyan ederken bir diğer davacı tanığı … ise kendisinin 1981 yılından beri … Meydanı Beyazıt minibüs hattında minibüsçülük yaptığını, kendisine ait minibüsü olduğunu, davacının 1993-2008 yıllan arasında … plakalı araçta çalıştığını, 1999 yılında babası vefat edince memlekete gittiğini, 6-8 ay civarı çalışmasına ara verdiğini, 2000 yılı başlarında yeniden aynı minibüste çalışmaya devam ettiğini, 2008 yılına kadar çalışmasının kesintisiz olduğunu belirtirken bir başka davacı tanığı Selçuk Hayruşlar ise beyanında 1992-1993 yılından itibaren davacının çalıştığı minibüste kendisinin de muavin olarak 5-6 yıl çalıştığını, davacının bir ara minibüsçülüğü bıraktığını, seneyi hatırlamadığım, 1-1,5 sene kadar babasının vefatı döneminde ara verdiğini, daha sonra tekrar geldiğini, 1 yıl kadar daha yanında çalıştığını, daha sonra kendisinin ehliyeti aldığını ve davacının 3-4 yıl öncesine kadar aynı arabada aralıksız çalıştığını, arabanın plakasının … olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Hak düşürücü sürenin dışında kalan, 01.08.2000- 01.06.2008 tarihleri yönünden inceleme yapılarak; dosya kapsamında bozma sonrası toplanan belgeler ve dinlenen tanıklar …, …, …, …, … , … , … , … nün beyanlarından; davacının 01.08.2000- 01.06.2008 tarihleri arasında kesintisiz biçimde davalıya ait işyerinde çalıştığı anlaşılmakla….” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı …’e ait … plakalı minibüste hizmet akdine dayalı olarak; 01.08.2000-01.06.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili, çalışma olgusunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddinin gerektiğini beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.