YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7218
KARAR NO : 2011/8285
KARAR TARİHİ : 13.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … … Sistemleri San. Tic. AŞ vd. aleyhine 27/07/2004 gününde verilen dilekçe ile ölümlü ve yaralamalı trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalı … … Sistemleri AŞ vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2)Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Dava, trafik kazası sonucu davacıların destekleri ile davacılardan 3 kişinin yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın bir bölümünün kabulüne karar verilmiş, karar davacılar ile davalı … … Sistemleri A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … yaralanması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece, istek olduğu halde bu konuda olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. HUMK’nun 388.maddesi gereğince hakim istek kalemleri hakkında sıra numarası ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi gerekir. Adı geçen davacı yaralanması nedeniyle manevi tazminat istediğine göre bu yönde bir hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacılar 11 kişi olup her davacının istemiş olduğu maddi ve manevi tazminatların kabul edilen miktarları üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken maddi ve manevi tazminatların toplamı üzerinden daha az vekalet ücretine karar verilmiş olması da ayrı bir bozma nedenidir.
2010/7218-2011/8285
3)Davalı … … Sistemleri A.Ş’nin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Davacı…eşi …’in ölümü nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Olay 5.8.2002 tarihinde meydana gelmiştir. Davalı sürücü olayda 8/8 kusurludur. Davacının destek zararı araç sigortası tarafından karşılanmıştır. Davacı…eşinin ölümünden sonra 25.11.2004 tarihinde 2.kez evlenmiş, 9.11.2005 tarihinde de boşanmıştır. Davacı eşinin ölümü nedeniyle 15 milyar lira manevi tazminat istemiş, yerel mahkemece 10 milyar manevi tazminat takdir edilmiştir.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Kaza tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının eşinin ölümü nedeniyle duyduğu üzüntü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt seviyede tazminata karar verilmesi gerekir. Karar bu nedenle de bozulmalıdır.
b)Reddedilen manevi tazminatlar üzerinden davalılar yararına hüküm altına alınan vekalet ücretleri yanlış hesaplanmıştır. Her bir davacı yönünden reddedilen manevi tazminatlar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi uyarınca davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmemiş olması ayrı bir bozma nedenidir.
c)Davacılardan …’ın yaralanması nedeniyle üç tane bilirkişi raporu alınmıştır. 11.6.2007 tarihli 1.bilirkişi raporunda davacı …’ın %29 maluliyeti nedeniyle 12.411,92 TL işgücü kaybı olduğu belirlenmiş, davacılar vekili 15.11.2007 tarihli duruşmada bu rapora bir diyeceği olmadığını bildirmiştir. Davalı şirketin itirazı üzerine 31.3.2008 tarihinde alınan 2.bilirkişi raporunda davacının aktif çalışma dönemini tamamladığı, pasif dönem içinde her hangi bir zararı bulunmadığından işgücü kaybı olmadığı belirtilmiştir. Davacıların bu rapora itirazı üzerine mahkemece 2.1.2009 tarihli 3.bilirkişi raporu alınmıştır. Bu raporda davacı …’ın sakat kalması nedeniyle pasif dönemde hayatında meydana gelecek güçlüklerden dolayı 17.055,63 TL işgücü kaybı olduğu belirlenmiştir. Yerel mahkemece, 3.bilirkişi raporu esas alınarak davacının 17.055,63 TL işgücü kaybı olduğu kabul edilmiştir.
Davacılar vekili 1.bilirkişi raporuna 15.11.2007 tarihli duruşma günü bir itirazı olmadığını bildirdiğine göre 12.411,92 TL işgücü kaybını kabul etmiş bulunduğu halde daha sonradan alınan daha fazla hesaplanan 17.055,63 TL işgücü kaybının kabul edilmesi doğru değildir. Şu durumda mahkeme HUMK’nun 74.maddesi gereğince tarafların istekleri ile bağlı olup daha fazlasına karar verilemeyeceğinden davacı … için 12.411,92 TL işgücü kaybına karar verilmesi gerekirken daha fazla tazminata karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bozmayı gerektirmiştir.
2010/7218-2011/8285
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar yararına, (3,a,b,c) sayılı bentlerinde gösterilen nedenlerle davalı … … Sistemleri A.Ş yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harcların istekleri halinde geri verilmesine . 13.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.