YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8413
KARAR NO : 2012/10352
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 01/09/2010 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının bizzat kendisinin yazıp değişik yerlere dağıttığı el ilanlarında; şahsı aleyhine gerçek dışı küçültücü iddialarda bulunarak şahsına ve mesleğine hakaret ettiğini, bu nedenle davalı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalının “mikrofon” başlığı ile yazdığı ve kamuya açık alanlarda dağıtılan el ilanlarında, uzun yıllar önceki olayları gerekçe göstererek davacının kişilik haklarına ağır saldırıda bulunduğunu, sözkonusu yazının eleştiri sınırlarını aşar ifadeler taşıdığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/598 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı aleyhine, sanık davalının, müşteki davacıya hakaret ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır.
Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.