Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10721 E. 2023/11193 K. 13.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10721
KARAR NO : 2023/11193
KARAR TARİHİ : 13.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/9 E., 2023/135 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının sona erdiğinin tespiti ve prim borcunun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; … Gıda Paz. Tic. Ltd. Şti.’nde ortak iken 19.02.2016 tarihinde hissesini devrederek ticari faaliyetine son verdiğini, Kurumun güncel olmayan ticaret sicil kayıtlarını esas alarak kendisini borçlandırdığını belirterek, Bağ-Kur prim borcunun iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli 2017/180 Esas-2018/304 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile Kurum tarafından davacı adına 03.05.2016 tarihinden sonrası için tahakkuk ettirilen prim borçlarının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli 2019/805 Esas 2020/1497 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece; davacının limited şirket ortaklığının 02.06.2017 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile sona erdiği, Mahkemece davacının şirket ortaklığının noter devir sözleşmesine istinaden 19.02.2016 tarihinde sona erdiğinin kabulü isabetli olmayıp, davacının ortak olduğu 02.06.2017 tarihine kadar davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borçlarından sorumlu olduğu, öte yandan 5510 sayılı Kanun’un geçici 63 üncü ve geçici 76 ncı maddeleri dikkate alınarak sigortalılık süresinin durdurulabileceği ve prim borcunun buna göre değerlendirilebileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı; ortaklar kurulu kararının karar defterine işlendiği tarihin 19.02.2016 tarihi olduğunu, bu belge üzerindeki noter onay tarihinin 02.06.2017 olarak gözükmesinin noter tarafından evrakın aslı gibidir onayı yapıldığı tarih olması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının sona erdiği tarihin tespiti ile bu tarihten sonrasına dair prim borcunun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un 24, 25, 26 ncı maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı asılın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.