YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/29897
KARAR NO : 2023/10557
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1691 E., 2021/424 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 … Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/179 Esas, 2019/316 … kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 … Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2019/1691 Esas, 2021/424 … kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.06.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesi ile hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Beraat eden sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiş ve sanık vekilinin vekaletname ibraz etmediğini belirterek vekalet ücretine hükmetmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
1- Gerekçeli karar başlığında; sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşılık 5271 … Kanun’un 232 inci maddesinin ikinci fıkrasının c bendine aykırı olarak suç tarihinin yazılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2020 tarihli ve 2020/16-967 Esas ve 2020/376 … kararı ile onanarak kesinleşen kararında; “Mevzuat kapsamında vekilin ve müdafiinin vekaletname ibrazı hakkında bir düzenleme yapılmadığı, sanık tarafından iradi olarak tayin edilen müdafiinin Avukatlık Kanunu kapsamında iradi vekalet ilişkisine dayalı olarak temsil görevi üstlendiği, Avukatlık Yasasının 163 üncü maddesinde 4667 … Yasayla yapılan değişiklik sonrasında avukatlık sözleşmesinin yazılı olmasının şart olmadığı, tarafların iradelerinin uyuşması halinde vekalet sözleşmesi kurulacağı, dolayısıyla tarafların bu yöndeki iradelerini usulünce açıkladıkları hallerde yazılı belge aranmayacağı, sanığın müdafii ile birlikte duruşmaya katıldığı ve müdafiine ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı, müdafii olarak kabul ettiği anlaşılmakla, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği yönündeki kanun yararına bozma talebinin reddine” şeklindeki kararıyla dosyaya onaylı vekaletname ibraz edilmemiş olsa da sanık lehine vekalet ücreti takdirinin gerekeceğinin kabul edildiği gözetilmekle,
Sanık müdafinin ilk derece yargılamasında tüm duruşmalara sanık ile birlikte katıldığı gözetildiğinde, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4 üncü madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2019/1691 Esas, 2021/424 … kararının 5271 … Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 … CMK’nın 303 üncü maddesi gereğince, “ gerekçeli karar başlığından suç tarihinin çıkartılması ile sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına 5.450,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 … Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.