Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/38186 E. 2024/515 K. 17.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/38186
KARAR NO : 2024/515
KARAR TARİHİ : 17.01.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/107 E., 2016/47 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/107 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 51 inci maddesi uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve haklarında beraat kararı verilen sanıkların şirketlerine ait olan araca sahte … numaralı plakaları taktıklarından bahisle haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, aracı aldıklarında plakaların takılı olduğunu, kendilerinin plaka değişikliği yapmadıklarını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, aracı satan şirket yetkilileri, Emniyetten aldıkları trafikten çekmeli aracı sattıklarında plaka olmadığını beyan ederek buna ilişkin belgeleri sundukları, alınan bilirkişi raporunda plakaların orjinal olmadığının bildirildiği, Mahkeme tarafından plakalar üzerinde gözlem yapıldığı ve mührün bulunmadığının tutanağa geçirildiği anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanığın savunması, bilirkişi raporu, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sahte plakaları araçta kullamak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarih ve 28049 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğu, somut olayda suça konu plaka üzerinde Mahkeme hakimi tarafından duruşmada yapılan gözlemde plaka üzerinde herhangi bir mühür izinin olmadığının tespit edilmesi, dosyada aslı bulunan suça konu plakalar üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, suç tarihi itibarıyla bulunması gereken plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşa (T.Ş.O.F.) ait soğuk mühür izlerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; mevcut haliyle yapılan sahteciliğin ilk bakışta fark edilebilir olması nedeniyle aldatıcılık niteliğinin bulunmaması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, mahkûmiyet hükmü kurulması

Kabule göre;
2. 5271 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyaya göre, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyize konu suç tarihi itibari ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği ve somut bir zarar da bulunmadığı dikkate alınarak objektif ve subjektif şartlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçeli bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/107 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.