Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/10271 E. 2011/13209 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10271
KARAR NO : 2011/13209
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı … Organize San. Böl. vekili Avukat … tarafından, davalı … Tekstil San. Tic. A.Ş aleyhine 05/08/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;Dava, sanayi bölgesi içinde taşınmaz sahibi olan davalıdan, katı atık bertaraf giderinin ödetilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
a) 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 12-13 ve 16. maddelerinde alt yapı katılım bedelleri ve yönetim aidatlarının katılımcılar tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.Yine 4562 sayılı yasa uyarınca çıkarılan yönetmeliğin 123.maddesinin 4.fıkrasında katı atık uzaklaştırılmasından kaynaklanan maliyetin katılımcı tarafından karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.Altyapı hizmetlerinin karşılığı olarak ödenmesi gereken altyapı katılım paylarının belirlenebilmesi için , Yasa’nın 4. maddesinde açıklandığı biçimde mevzi imar ve parsel planları ile değişikliklerinin yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış ve kesinleşmiş olması gerekmektedir. İmar ve parsel planları kesinleşmeden, katılımcıların altyapı ödentilerinden sorumlu tutulmalarına olanak yoktur.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın değiştirilmeden önceki Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 3. maddesinde organize sanayi bölgelerinde parsel özgülemesi veya satışı yapılmış gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanan katılımcı; 10.11.2008 gününde yürürlüğe giren 23.10.2008 gün ve 5807 Sayılı Yasa ile değişik 3. maddede, OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel özgülemesi veya satışı yapılanlar ile sahibi bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Yasa’nın amacına uygun iş gören gerçek ve tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nda yapılan bu değişikliğe göre, OSB’lerin kuruluşu aşamasında kendilerine parsel özgülemesi ya da satışı yapılmayanların katılımcı durumunda olmadıkları, sahibi oldukları parselde üretimde bulunan ve Yasa’nın amacına uygun iş yapan gerçek ve tüzel kişilerin de katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 gününden itibaren katılımcı durumuna geldikleri açıktır.
Davacı, Temmuz 2005 ile Nisan 2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin katı atık bertaraf giderlerini talep etmiştir.Bu nedenle 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın 3. maddesindeki katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 gününden önce katılımcı sıfatı bulunmayan davalının, katılımcıların ödemekle yükümlü oldukları katı atık bertaraf giderinden sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. 
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin 10.11.2008 gününden önceki dönemine ait kısmının reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b) İcra takibine konu edilen alacak davacının tek yanlı olarak düzenlediği bir faturaya dayalı olup uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden tazminat tutarı belirgin (likid-liquid) olmadığından, olayda uygulama yeri bulunmayan İcra ve İflas Yasası’nın 67/2. maddesi gereğince davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır.Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2-a/b) sayılı bentte gösterilen nedenleBOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.