Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/5344 E. 2011/4720 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5344
KARAR NO : 2011/4720
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … (kendine asaleten küçük Melih’e velayeten) tarafından, davalı Güven Sigorta A.Ş ve diğerleri aleyhine 05/05/2006 gününde verilen dilekçe ile ölümlü ve yaralamalı trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve tedavi giderleri istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Güven Sigorta A.Ş yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 27/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili Avukat … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümü ve yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan … tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalılardan …’in davada avukatı aracılığı ile temsil edildiği; 02.07.2009 günlü oturuma davacı yanın katılmaması nedeniyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 409. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği; daha sonra davanın yenilenmesine ilişkin dilekçenin asıl davalı …’e tebliğ edilerek sonraki oturumda karar verildiği; gerekçeli kararın da asıl davalıya tebliğ edildiği; karar başlığında da davalı … vekilinin gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Tebligat Yasası’nın 11. maddesi gereğince vekil aracılığı ile takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 73. maddesi gereğince de; yasanın belirlediği ayrık durumlar dışında yargıç, iki tarafı usulüne uygun olarak çağırmadan, iddia ve savunmalarını yasal koşullara uygun olarak bildirmeleri için davet etmeden karar veremez.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, yenileme dilekçesi ile yeni duruşma gününün davalılardan …’in avukatına yöntemine uygun olarak tebliğ edilerek taraf oluşumu (teşkili) sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, asıl davalıya tebligat yapılarak yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.