Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28843 E. 2024/296 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28843
KARAR NO : 2024/296
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/200 E., 2016/30 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/200 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; çek üzerindeki imzanın keşideciye ait olup olmadığı hususunda araştırma yapılmadığı, banka görevlisinin çekin sahte olduğunu ilgili kişi olarak anlaması gerektiği, sanığın aldığı kredi karşılığında vermiş olduğu gayrimenkul ipoteğinin kredi taksitlerini karşılayacağı, çekin aldatma kabiliyetinin olmadığı, beraat kararı verilmesini aksi takdirde zarar giderildiğinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın eşi olan … adına kurulan servis ve taşımacılık şirketinin işlerini yürüttüğü, bu kapsamda şirketin tüm işlerini, kredilerini ve ödemelerini sanık …’ın gerçekleştirdiği, şirketin … Halk Bankası…Şubesinde hesaplarının bulunduğu ve bu hesaplarda rotatif kredi sözleşmesi denilen bir yöntem ile şirkete kredi sağlandığı, krediyi almak amacıyla suça konu yasal unsurları haiz 75.000,00 TL bedelli sahte çek yaprağını … Halk Bankası…Şubesinde çalışan…ya 18.03.2014 tarihinde teslim ettiği, söz konusu çekin vadesi gelmediğinden teminat şeklinde depoya alındığı ve rotatif kredi sözleşmesi uyarınca 75.000,00 TL’lik girişi yaparak bankanın kredi açmasını sağladığı, tamamen sahte oluşturulmuş çek yaprağını doldurarak bankaya ibraz eden …’ın kredi limitinin artması nedeniyle 24.03.2014 tarihinde bu şubeden 5.600,00 TL, 02.05.2014 tarihinde 35.000,00 TL ve 17.06.2014 tarihinde ise 3.600,00 TL olmak üzere toplam 44.200,00 TL krediyi üç seferde ayrı ayrı çektiği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın suça konu sahte çeki banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla Koçbank’a ibraz etmesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi yanı sıra aynı maddenin birinci fıkrasının (j) bendinde de temas ettiği, bu itibarla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (j) bentleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yalnızca (f) bendi uyarınca mahkûmiyete hükmedilmesi,
2…. Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2015 tarihli ve 2015/2212 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uygulanması istenerek kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasın (f) bendi suçundan hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
3.Şikâyetçi Halk Bankası A.Ş nin 14.09.2015 tarihli dilekçesinde bankanın zararının giderildiğini, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat ettiğini belirtmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılarak, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.