Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/1780 E. 2024/667 K. 22.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1780
KARAR NO : 2024/667
KARAR TARİHİ : 22.01.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/85 E., 2016/34 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2014/85 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suça iştirak etmediğine, kurulan hükümde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle lehe hükümlerin uygulanamaz hâle getirildiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, sahte nüfus cüzdanının ele geçmemesi karşısında aldatma kabiliyetinin belirlenemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların resmi nikahlı evli iken 2010 yılında boşandıkları, ancak birlikte yaşamaya devam ettikleri, sanık …’nın pavyonda çalıştığı, sanık …’in pavyonda konuştuğu kişilere … için eşim dememek, kardeşim demek amacıyla sanık …’nın kardeşi katılanın kimliği ile sahte bir nüfus cüzdanı çıkartmak istediği, bu hususta her iki sanığın anlaştığı, katılanın kimlik bilgileri ile…Mahallesi Muhtarına giderek nüfus cüzdanı talep belgesi talebinde bulundukları, sanık …’in fotoğrafı yapışık nüfus cüzdan talep belgesini…Mahalle Muhtarına onaylattıkları, daha sonra Şahinbey İlçe Nüfus Müdürlüğüne giderek …’in kendisini …’nın kardeşi katılan … olarak tanıtıp yeni kimlik talebinde bulunduğu, nüfus memurunun katılan ile ilgili kimlik bilgileri sorularını …’nın cevaplandırması suretiyle sanığın doğru cevaplar verdiği, bunun üzerine 10.01.2013 tarihinde nüfus müdürlüğünce üzerinde sanık …’in fotoğrafı bulunan ancak katılanın kimlik bilgileri esas alınarak düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı aldıkları, muhtarlıktan alınan nüfus cüzdanı talep belgesi aslının dosya arasında bulunduğu ancak nüfus müdürlüğünden alının nüfus cüzdanının ele geçirilemediği, böylece her iki sanığın fikir birliği içerisinde hareket ederek önce mahalle muhtarından nüfus cüzdan talep belgesi alıp daha sonra bu belge ile Şahinbey İlçe Nüfus Müdürlüğüne başvurarak sahte nüfus cüzdanı alıp kullandıkları anlaşılmıştır.
2. Sanıkların eylemleri ikrar ettikleri belirlenmiştir.
3. Katılanın beyanı dava dosyasında mevcuttur.
4….Mahallesi Muhtarından alınan nüfus cüzdanı talep belgesi dava dosyasına eklenmiştir.
5. Şahinbey İlçe Nüfus Müdürlüğünün, 29.11.2013 tarihli ve 12627 sayılı cevabi yazısından sanıkların, 10.01.2013 tarihinde nüfus müdürlüğünce tanzim olunan H13-412553 seri nolu nüfus cüzdanını aldıkları saptanmıştır.
6….Mahallesi Muhtarınca tanzim olunan talep belgesi aslı üzerinde Heyet tarafından yapılan inceleme ve gözlemde, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
7. Sanıkların vukuatlı aile nüfus kayıt örnekleri ile güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde;
1. Sanıkların ikrara dayalı savunmaları, katılanın beyanları, Olay ve Olgular başlığı altında (4), (5) ve (6) numaralı paragraflarda yer verilen deliller, tüm dava dosyası kapsamı ve Dairemizin 28.12.2017 tarihli ve 2017/5353 Esas, 2017/9470 Karar sayılı; ” … suça konu nüfus cüzdanının, Nüfus Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olup bu şekilde verildiğinin tespiti halinde atılı suçun oluşacağı, …” şeklindeki süreklilik arz eden içtihadı karşısında sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, sanıkların, mağduru kamu olan sahtecilik eylemini, farklı zamanlarda aynı mağdura karşı birden fazla kez işlemeleri karşısında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2014/85 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.