YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9796
KARAR NO : 2024/692
KARAR TARİHİ : 22.01.2024
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/447 E., 2016/322 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2013/447 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri, atılı suçu işlemediklerine, haklarında lehe hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenle verilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların, katılandan aldıkları borç para karşılığında, …’ın borçlu, sanık …’ın alacaklı olarak göründüğü ve sanık … tarafından ciro edilmiş senedi katılana verdikleri, senedin vadesi geldiğinde katılanın sanıklara ve …’ ulaşamadığı ve şikâyetçi olduğu olayla ilgili olarak sanıklar hakkında açılan kamu davasında; sanık …, …’ın kardeşi olan diğer sanık …’a borcu olması nedeniyle …’a telefonla ulaşıp onun bilgi ve rızası dahilinde senedi düzenlendiğini ve onun yerine imza attığını beyan etmesi, sanık …’ın senedi cirolayarak katılana verdiğini savunması, tanık olarak beyanı alınan …’ın söz konusu senetten haberdar olmadığını, sanıkların adına senet düzenlemesinde rızası bulunmadığını beyan etmiştir.
2.Mahkemece sanıkların savunması, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanıkların atılı suçu işlediklerinin kabulü ile haklarında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2013/447 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.