Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/11112 E. 2023/8021 K. 05.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11112
KARAR NO : 2023/8021
KARAR TARİHİ : 05.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1304 E., 2022/1295 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2021 tarihli ve 2021/47503 Esas sayılı iddianamesiyle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/404 Esas, 2022/207 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, 2021 yılı Ekim ayındaki eylemi nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; 2020 yılı Mart, Nisan ayı ve öncesi eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1304 Esas, 2022/1295 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2023 ve 07.09.2023 tarihli ve 9-2022/156596 sayılı, onama görüşlü asıl ve ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin son eylemi detaylandırmamış olmasının suça sürüklenen çocuğun eylemi yapmadığı anlamına gelmediği, zincirleme suç hükümleri uygulanırken üst sınırdan artırım yapılması gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun üst sınırdan ve takdiri indirim uygulanmayarak cezalandırılması ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
… …’ın tanık olarak dinlenmemesi, … …’a yönelik gerçekleştiği iddia edilen eylemler bakımından yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılarak, ilgili dosyanın incelenmemesi suretiyle eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi, mağdurenin tarih ve maddi olaylara ilişkin çelişkiler barındıran ve kovuşturma aşamasında kesin bir dille inkar edilen soruşturma aşaması beyanına dayanılarak ve beyanlarının bir kısmına itibar edilip bir kısmına itibar edilmeyerek verilen mahkumiyet kararının isabetsiz olması, toplanan delillere göre sanığın suçu işlediğinin sabit olmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi, sanık hakkında zincirleme şekilde cinsel istismar suçundan açılmış tek bir kamu davası bulunmasına rağmen, sanık hakkında hem mahkumiyet, hem beraat kararı verilmesine yöneliktir.

D. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin aşamalarda esasa ve suç tarihlerine ilişkin çelişkili beyanlarda bulunduğu, suça sürüklenen çocuğa öfke beslediğinin yargılama aşamasındaki beyanları ile sabit olduğu, anne ve babanın da şikayetçi olmadığı, mağdurenin aşamalardaki beyanlarını destekleyecek yan delil olmadığı ile dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin kardeş oldukları, mağdurenin yedi – sekiz yaşlarında olduğu 2016-2017 yıllarında zaman zaman mağdurenin ön ve arka cinsel bölgelerine, göğüsüne dokunduğu, bu kısımlara zaman zaman elle okşama ve sıkma şeklinde dokunmalarının olduğu, bazen kıyafetin üzerinden bazen kıyafetini çıkardıktan sonra mağdurenin bu bölgelerini ellediği, bazen kendi cinsel organını mağdurenin ön ve arka cinsel bölgesine sürdüğü, 2020 yılı Mart-Nisan ayında evde bulundukları sırada suça sürüklenen çocuk mağdureyi evin üst katına çağırdığı, cinsel organını çıkarıp mağdureye göstererek “Ya ağzına alacaksın ya da senin özel bölgene sokacağım” dediği, mağdurenin korkusundan cinsel organını ağzına aldığı, devam eden tarihlerde suça sürüklenen çocuğun zaman zaman bu hareketleri tekrarladığı, Mardin, … köyüne gittiklerinde badem toplarken suça sürüklenen çocuğun mağdureyi yere yatırıp cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürttüğü iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, mağdurenin soruşturma aşamalarındaki ifadesinin oluşa uygun ve ayrıntılı şekilde olması, ifadenin samimi ve inandırıcı nitelikte olması, mağdurenin daha önce aynı konuda kuzeni ***** ******’ya beyanda bulunması, mağdurenin 13.12.2021 tarihinde kendi el yazısı ile yazıp rehber öğretmene verdiği notta abisinin uzun süreden beri kendisine taciz ve tecavüzde bulunduğunu belirtmiş olması, rehber öğretmen sorduğunda mağdurenin olayları anlatması ve dosya kapsamı dikkate alındığında mağdurenin soruşturma aşamasındaki anlatımlarının doğru olduğu, mağdure ile suça sürüklenen çocuğun kardeş olmaları nedeniyle ailenin etki ve baskısı ile mağdurenin duruşma aşamasında ifadesini değiştirdiği gerekçesiyle aksi yöndeki beyanlara itibar edilmediği, suça sürüklenen çocuğun en son 2021 Ekim ayında mağdureye karşı cinsel istismarda bulunduğu iddia edilmiş ise de; mağdurenin 2021 yılı içinde ve Ekim ayında yapıldığı belirtilen cinsel istismar eylemi ile ilgili olarak ayrıntılı bir açıklama yapmadığı, bu tarihteki eylemi tam hatırlamadığını söylediği, 2021 yılı Ekim ayında mağdureye karşı cinsel istismarda bulunduğuna ilişkin şüpheden öte mahkumiyete yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı, 2021 yılı Ekim ayındaki eylemin sabit olmadığı dikkate alınarak 2021 yılı Ekim ayında olduğu belirtilen cinsel istismar suçu ile ilgili olarak beraatine karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun 2020 yılı Mart-Nisan ayında cinsel organını mağdurenin ağzına sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği, 2016-2017 yıllarında mağdurenin ön ve arka cinsel bölgesini, göğüslerini elleme, okşama, sıkma, cinsel organını bu kısımlara dokundurma, devam eden tarihlerde tekrarlama, zaman zaman kendi cinsel organını mağdurenin ön ve arka cinsel bölgelerine sürtmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle de cezanın zincirleme suç hükümleri uyarınca arttırılmasına, suça sürüklenen çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Beraat Hükmü Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve

savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiş, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Mağdurenin aşamalardaki suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirdiği iddia edilen eylemlere yönelik istikrar içermeyen, aşamalarda değişen çelişkili beyanları, suça sürüklenen çocuğun inkara dayalı savunması, mağdurenin tiktok hesabı sebebiyle suça sürüklenen çocuk ile aralarında husumet olduğuna dair savunma ve beyanlar, görgüye dayalı olmayan tanık …’in aşamalardaki anlatımları, soruşturma aşamasında mağdur sıfatıyla dinlenen …’nün suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik eylemini görmediğine dair beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut ve başka delille desteklenmeyen beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma gerekçesine göre katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1304 Esas, 2022/1295 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1304 Esas, 2022/1295 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bozma sebebine göre suça sürüklenen çocuğun TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.