YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4971
KARAR NO : 2023/10649
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/4937 Esas, 2022/2238 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/51 Esas, 2021/515 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalılar … vd., … vd. ve … vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalılar … vd., … vd. ve … vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar … vd., … vd. ve … vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Batman ili, Hasankeyf ilçesi, Irmak köyü 509 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırma bedelinin tapudaki hisseleri ve veraset ilamındaki hisseleri oranında, mülkiyeti ihtilaflı kısım olan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … isimli davalılar dışındaki davalılara işlemiş faizleri ile birlikte derhal ödenmesine (İstinaf yoluna başvurmayan diğer tüm davalılar yönünden belirlenmiş olan kamulaştırma bedeli bakımından davacı kurumun usuli kazanılmış hakkı oluştuğu nazara alınarak), dava konusu taşınmazın Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (eski 2015/27) 2020/173 E.sas sayılı dosyasında mülkiyeti ihtilaflı kısım olan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … davalıların hissesine düşen 147.424,44 TL’nin 2942 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasına ve mülkiyet ihtilafı ile ilgili davanın sonucunda belli olacak hak sahiplerine ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile baraj gölü sahasında kaldığından tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescil edilerek, göl alanı olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar … vd., … vd. ve … vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, yörede ekilmesi mutat münavebe ürünlerinin Tarım Müdürlüğünden tespit edilmesi gerektiğini, tek bir yıla ait veriler üzerinden değil son beş yılın verileri kullanılarak değer biçilmesi gerektiğini, bölgede kamulaştırma yapılacağının duyulduğu durumlarda üretici tarafından bitki deseninin değiştirilebildiğini, verim miktarı ve satış fiyatı yüksek, üretim masrafı ve kapitalizasyon faiz oranı düşük alınmak suretiyle bedelin suni olarak yükseltildiğini, bölgede sulu tarım arazilerinde % 5 kapitalizasyon faiz oranı uygulanırken bu oran % 4 alınmak suretiyle yüksek bedel tespit edildiğini, % 10 objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde değerlendirmeye esas alınan niteliklerin tekrar objektif değer artış unsurunun belirlenmesinde değerlendirmeye esas alınmasının doğru olmadığını, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
2. Davalılar … vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında arazinin bedelinin gerçek değerinin çok altında hesaplandığını, taşınmazın bulunduğu bölgede sulu alanlarda yaygın olarak 1. yıl buğday + silajlık mısır, 2. yıl ana ürün olarak dane mısır tarımı yapıldığını, Batman 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/618 Esas sayılı dosyasına konu 195 parsel No.lu taşınmazın dava konusu taşınmaz ile bitişik olduğunu, bu taşınmazın münavebe planının sulu tarım arazisi olarak dane mısır, buğday ve buğdaydan sonra ikinci ürün olarak silajlık mısır olarak hesaplandığını, bitişik parseli sulu iken, diğerinin susuz olmasının coğrafi kurallara aykırı olduğunu, değer hesaplanırken, ürünlere uygulanan masrafların fazla alındığını, Yargıtay kararlarına göre de masrafların brüt gelirin 1/3’ünden fazla olamayacağını, değişen masraflar faizi, genel idare giderleri, tarla kirası gibi giderlerin üretim masraflarına eklenmemesi gerektiğini, objektif değer artışının eksik uygulandığını, Yargıtay objektif değer artışı öngören kararlarında Hasankeyf ilçe merkezi ile yakın ve uzak köylerinde objektif değer artış oranının %30-%50 olarak uygulanmış olduğunu, taşınmaza en az % 150 ile % 350 arasında değer artışı uygulanması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
3. Davalılar … vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parselde domates, biber, patlıcan da yetiştirildiğini, münavebeye bu ürünlerinde alınması gerektiğini, taşınmazın konumunun iyi olması, ticari potansiyele sahip olmasına rağmen taşınmaza % 20 objektif değer artışı uygulandığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 ünü geçemeyeceğini, buğday samanı bedeli piyasada 60-70 kuruş iken 35 kuruş olarak hesaplandığını, münavebenin 5 yıllık yerine 2 yıllık esas alınması gerektiğini, münavebe esas alınan ürünlerin geliri hesaplanırken mısır samanının yan ürün olarak hesaplamaya alınmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
4. Davalılar … vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, üretim masraflarının 1/3’ten fazla hesaplanmasının hatalı olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede sebze tarımı yapıldığını, objektif değer artışının çok düşük hesaplandığını, değer hesaplanırken üretime esas alınan ürünlerin dekar verim miktarlarının düşük alındığını, taşınmazın bulunduğu bölgede sulu alanlarda yaygın olarak 1. yıl buğday + silajlık mısır, 2. yıl ana ürün olarak dane mısır tarımının yaygın olarak yapıldığını, bu sebeple münavebenin 2 yıllık alınması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen m² birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında ve davanın niteliği itibarıyla davacı idare heline vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılarak istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vd., … vd. ve … vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
3. Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Batman ili, Hasankeyf ilçesi, Irmak köyü 509 parsel sayılı dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına göl alanı olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.