Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/9810 E. 2011/13449 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9810
KARAR NO : 2011/13449
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 04/02/2010 gün ve 2009/558-2010/881 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkidir.
Yerel Mahkemece, davacılardan … ‘in maddi tazminat talebi 10/05/2004 tarihli ıslah dilekçesi ile arttırılan kısım ile birlikte kabul edilmiş; karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dairemizin 04/02/2010 tarih 2009/558 esas ve 2010/881 karar sayılı bozma ilamında; ıslah edilen bölüme yönelik davalının zamanaşımı definde bulunduğu halde ıslah ile istenen maddi tazminatın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuş, davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir.
Dosya kapsamından; davaya konu olayın 31/03/1999 tarihinde gerçekleştiği, eldeki davanın 07/06/1999 tarihinde açıldığı, bakiye tutarın 10/05/2004 tarihinde ıslah edildiği anlaşılmaktadır.
Yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 176. maddesinde “ Taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerinin bir kısmını ya da tamamını ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilirler.” Aynı kanunun 177. maddesinde; “ tahkikatın sona ermesine kadar ıslah yapılabilir.” biçiminde düzenleme yapılmıştır.
Dava dilekçesinde belirtilen dava konusunun(müddeabihin) ıslah yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğindedir.Yasada ayrıca düzenlenmiş olması ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ek dava niteliğinde kabul edilemez. Bu nedenle ancak davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı defi, ıslaha karşı ileri sürülemez.
Islaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve davacının bir defa ıslah yapabileceği, ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde, ıslah edilen bölümün hüküm altına alınması usul ve yasaya uygun olup kararın onanması gerkirken sadece bu
nedenle bozulmuş olması yerinde olmadığından karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 04/02/2010 gün ve 2009/558 Esas, 2010/881 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve kararın yukarıda yazılı olan nedenlerle ONANMASINA önceki kararımız ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine ve tashihi karar talep eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/11/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY YAZISI
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 13/11/2011