YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1109
KARAR NO : 2024/796
KARAR TARİHİ : 23.01.2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/749 E., 2021/446 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2012/43 Esas, 2014/521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli, 2018/1897 Esas ve 2020/8725 Karar sayılı kararı ile sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek eyleminin uzlaştırma kapsamında olan dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine beraatıne hükmolunması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/749 Esas, 2021/446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarınasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın “…” isimli tv kanalında evlenme iradesini ortaya koyduğu, katılanın da buna cevap vermesi üzerine birlikte yaşamaya başladıkları, resmi nikahla evli olan sanığın dini nikah yapmak suretiyle katılanın iradesini sakatlamak suretiyle kredi çektirdiği ve kredinin 1.500,00 TL’sini kullanması şeklindeki eylemi ile dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda katılan ile birlikte olduğunu kabul etmiş, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mahkeme tarafından; katılana sanığın cezaevi fotoğrafı gösterilerek yaptırılan 21.03.2014 tarihli duruşmadaki teşhis işleminde eylemi gerçekleştiren kişinin sanık olduğunu kesin olarak teşhis etmesi karşısında sanığın savunmalarına itibar edilmediği, ”…” isimli tv kanalına telefon numarasını da vermek suretiyle, ilanda kendisinin emekli albay olup evlenmek istediğini belirtmesi, katılanın kendisini araması üzerine evli olduğunu gizleyerek katılan ile dini nikah yaparak ve kredi çektirerek; 1.500,00 TL’yi hileli eylem ve söylemleri katılanı zarara uğratarak aldığı olayda sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabulü ile temyize konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan inceleme yapılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/749 Esas, 2021/446 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.