Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/11788 E. 2023/11051 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11788
KARAR NO : 2023/11051
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/340 E., 2019/205 K.
SUÇ : 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2014 tarihli ve 2012/784 Esas, 2014/313 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İmar kirliliğine neden olma ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’na (2960 sayılı Kanun) muhalefet suçlarından açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararları verilmiştir.

2.Anılan kararın katılan … Büyükşehir Belediye Başkanlığı … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2016/5414 Esas, 2018/5224 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında … 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/340 Esas, 2019/205 Karar sayılı kararı ile sanıkların, 2960 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 18 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 500,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 375,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’in temyiz sebepleri; yeri mantıcı olarak kiraladıklarına, esaslı tamirat yapmadıklarına, bahçe kullanımı için istenen parayı, fahiş olması nedeni ile ödeyemediğine, üst kattan su dökülmesi nedeni ile tenteyi kaldırıp yerine cam yaptığına, şikâyet olunca camı söktürüp kapıyı ana girişe bağladığına, işlemlerin uygun görüldüğüne, bu olayların işlerini etkilediğine, yeri boşaltmak durumunda kaldığına, yeni kiracının tadilat yaptığına fakat onun hakkında şikâyette bulunulmadığına, atılı suçu işlemediğine, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık …’nin temyiz sebepleri; şirkette sembolik olarak hissedar olduğuna, temsil ve ilzama yetkili bulunmadığına, idare konusunda tek yetkilinin annesi olan diğer sanık olduğuna, buna ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi sureti sunduğuna, tarafınca suç işlenmediğine, açıklanan ve re’sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların, … Lokanta Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı ve şirket yetkilisi olarak, Beşiktaş İlçesi Bebek Mahallesi 67 Pafta, 1259 (E:543) ada,19 parselde kayıtlı taşınmazın 1 numaralı bağımsız bölümünde Casita Mantı isimli iş yeri açtıkları, 30.04.2012 tarih 1 numaralı yapı tatil tutanağında belirtildiği üzere 2X1 metre ebatlarında üstü kapalı yanları açık kısım, 3X3 metre ebatlarında ilave depo, ayrıca ön cephe pencerelerinin yapı ruhsatına aykırı olarak büyütülüp, bir pencerenin kapı haline dönüştürüldüğü iddiası uyarınca, sanıkların 2960 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talep edilmiştir.

2….’nün 28.12.2012 tarihli yazısında, iddianameye konu alanın, 22.07.1983 onanlı, 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planının, 13.06.2011 onanlı sayısallaştırılmış ve güncelleştirilmiş paftalarında konut alanında ve kısmen de yolda kaldığı belirtilmiştir.

3….’nün 19.10.2012 tarihli yazısında, 30.03.2012 tarihli, 1117 sayılı ve 1 numaralı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların giderildiği belirtilmiştir.

4.Mahallinde icra olunan keşif sonrasında hazırlanan 15.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda, 2X1 metre ebatlarında ve 3X3 metre ebatlarındaki kapalı ilave alanların sökülerek/yıkılarak kaldırılmış olduğu, ön cephedeki pencerelerinin küçültüldüğü, kapı haline dönüştürülen pencerenin eski haline getirildiği belirtilmiştir.

5.Bozma sonrasında yapılan yargılama kapsamında alınan ek bilirkişi raporunda da ”…binanın ortak alanında kapalı alan yapma eylemi olduğundan yeni bina inşaatı olarak değerlendirilmesi gerektiği…” yönünde görüş bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
2960 sayılı Kanun kapsamındaki bölgede yapılan izinsiz imalatın, bina niteliğinde olması durumunda; eylemin, 2960 sayılı Kanun’un 18 inci ve 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkralarında tanımlanan suçları oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren aynı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen suçu oluşturacağı; izinsiz imalatların bina niteliğinde olmaması ya da bina niteliğinde olmakla birlikte, imar planı ve ruhsata uygun hale getirilmesi hallerinde ise etkin pişmanlık bakımından düzenleme bulunmaması nedeni ile 2960 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi kapsamında sorumluluğun oluşacağının anlaşılmasına ve dosyaya sunulan 08.02.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda ”…binanın ortak alanında kapalı alan yapma eylemi olduğundan yeni bina inşaatı olarak değerlendirilmesi gerektiği…” yönünde görüş bildirilmesine karşın, hükmün gerekçesinde 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası bakımından herhangi bir değerlendirmeye yer verilmeden eylemin doğrudan 2960 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi,

Kabule göre ise;
1.Sanıklardan …’nin, … Lokanta Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde temsil ve ilzama yetkisinin bulunmadığına dair savunmalarda bulunmasına karşın, suç tarihini kapsayan ticari kayıtlar celp edilip buna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin anılan Kanun’un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucu 2960 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınmasına karşın, sanıklara ön ödeme ihtaratında bulunulmadan kovuşturmaya son verilmesi,

4.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin yedinci fıkrasına göre sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının öncelikle tartışılması, uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi halinde kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılması gerekirken, sanıklar hakkındaki hapis cezasının adlî para cezasına çevrildiği yönündeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

5.Temel cezanın belirlenmesi esnasında uygulama maddesi olarak 2960 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi yazılmasına karşın, anılan maddenin hangi fıkrası uyarınca sanıkların cezalandırıldığının gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

6.2960 sayılı Kanun’a aykırılık suçu bakımından suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi …’un karar başlığında katılan olarak gösterilmesi ve hükmolunan vekâlet ücretinin hangi katılan lehine takdir olunduğu hususunda hükümde tereddüt meydana getirilmesi,

7.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.04.2012 yerine, 13.03.2012 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/340 Esas, 2019/205 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.