YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15797
KARAR NO : 2023/8419
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/357 E., 2016/161 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2009/357 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli ve 14-2016/212456 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin annesi ile babası boşandıktan sonra mağdurenin babasının yanında yaşadığına, mağdurenin babası tarafından evden kovulmasından sonra annesinin yanına gittiğine, ardından bu şekilde mesnetsiz iddialarda bulunduğuna, üç dört yıl içerisinde yirmi-otuz defa gerçekleştiği söylenen istismar eylemleri için hiçbir delil bulunmadığına, mağdurenin annesi ile babasının boşanmasına sebep olarak sanığın eşi olan halasını gördüğüne, ayrıca sanığın mağdurenin erkeklerle görüşmesine izin vermediğine, bu nedenlerle sanık ile mağdure arasında husumet bulunduğuna, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun gerçeği yansıtmadığına, bu hususta genel kuruldan rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğine, mağdurenin iddiasına göre aile üyelerinin tanık olarak dinlenen amca …’nin evinde toplanıp mağdureyi dinlediğine ve şikayetçi olmadıklarına, bu iddiadan hareketle bile aile üyelerinin mağdureye inanmadığının ortaya çıktığına, mağdurenin uykusunun ağır olduğunu söyleyerek organ sokma eylemlerine de maruz kalmış olabileceğini söylediğine, raporda mağdurenin halen bakire olduğunun tespit edildiğine, tanık …’ın önceki ifadelerinin doğru olmadığını söylediğine, mağdurenin öç alma amacıyla hareket ederek iftira attığı nazara alınıp mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller, sanığın savunması, müşteki anlatımı, Adli Tıp Raporları ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile delillerin değerlendirilmesi neticesinde; Mağdure …’nın anne ve babasının boşanmış oldukları, mağdurenin babası ile birlikte kaldığı, sanığın mağdurenin halasının eşi olduğu, bu nedenle sanığın mağdurenin evlerine gidip geldiği, zaman zaman yatıya kaldıkları, bazen de mağdurenin sanıkların evine gittiği, 2006 yılı içerisinde sanık ile eşinin yine mağdurelere gelip yatıya kaldıkları, geceleyin sanığın mağdurenin yattığı odaya gelerek mağdurenin boynunu öptüğü, külodunu çıkartıp cinsel organına dokunduğu, mağdurenin korktuğu için ses çıkaramadığı, sanığın aynı şekilde mağdurelere gelip gece kaldıklarında aynı eylemlerine devam ettiği, mağdurenin daha sonra bu olayları halasının kızı olan …’a anlattığı, …’ın ilk ifadelerinde mağdurenin kendisine sanığın tacizde bulunduğunu söylediği, sanığın kendisine de aynı şekilde tacizde bulunduğunu beyan ettiği, mağdurenin Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesinden alınan rapor ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 27/01/2016 tarihli rapora göre olay nedeniyle ruh sağlığında bozulma meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediği, mağdurenin anne ve babasının ayrılmasına sebep kendi eşini gördüğünü, ayrıca erkeklerle görüşmesine izin vermediği için mağdurenin kendisine iftira attığını beyan ettiği, mağdure ve tanığın bu olayı sanığın eşine de anlattıkları, sanığın eşinin tanık olarak beyanında mağdure ile …’ın kendisine eşinin kendilerini taciz ettiğini söylediklerini, kocasına sorduğunu kocasının böyle bir şey olmadığını söylediğini beyan ettiği, …’ın bu olayı mağdurenin babasına da anlattığı, bunun üzerine amcaları olan …’nın evinde toplandıklarını beyan ettiği, …’nin tanık olarak alınan beyanında mağdure ve …’ın erkeklerle görülmesi üzerine evinde toplanıldığını söylediği, böylece mağdure ve tanık …’ın beyanları itibariyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanığın beyanında belirttiği husumetin bu şekilde iftira atmayı gerektirir bir husumet olmadığı,kaldı ki bir çocuğun yıllar önce boşanmış anne babasının boşanmalarına sebep olarak gördüğü halasının eşine bu şekilde iftira atmasının hayatın olağan akışına da ters olduğu, tanık … ilk beyanından 5 yıl sonraki beyanında ilk beyanından dönerek yanlış anlamış olabileceğini söylemiş ise de, bu beyanın gelinen aşamada sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak sanığın savunmasına ve tanık …’ın sonraki beyanına itibar edilmemiştir…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve süresi, mağdure ile tanık …’ın gerek kendi içlerinde gerekse birbirleriyle çelişen ifadeleri, 08.12.2008 günü mağdure, tanık … ve sanığın eşi olan tanık …’nin aynı odada uyudukları sırada sanığın odaya girdiğine ilişkin iddianın tanık … tarafından doğrulanmaması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği hususunda mağdurenin soyut beyanı dışında mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
2. Bozma sebebine göre Tebliğname’de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2009/357 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.