Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/12449 E. 2011/13802 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12449
KARAR NO : 2011/13802
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vd. vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … Belediye Başkanlığı aleyhine 28/11/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/06/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Avukat … ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, elektrik çarpmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılardan … Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarına gelince:
Adı geçen davalının olaydaki sorumluluk nedeni, ruhsatsız yapıyı denetlememesidir. Denetim yapma, belediyelere kamu yasaları uyarınca verilmiş bir görevdir. Bu görevin eksik veya hiç yapılmamış olması bir hizmet kusurudur. Hizmet kusurundan zarar görenlerin idare aleyhine açacakları davanın bakılacağı yer idari yargı yerleridir. Mahkemece, davalı belediye hakkındaki davanın yargı yolu bakımından reddi gerekirken işin esasının incelenmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3-Davalılardan …’ın diğer temyiz itirazlarına gelince:
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, olayın oluş şekli, yaralanma derecesi, olay tarihi ile tarafların mali ve sosyal durumları gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı … Belediye Başkanlığı yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenle davalı … yararına BOZULMASINA; davalı …’ın diğer temyiz itirazlarının (2) nolu bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden davalılardan … yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.