YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12635
KARAR NO : 2011/13814
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 02/11/2005-14/12/2009 gününde verilen dilekçeler ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 20/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı … Pazarlama Dağıtım Turizm ve Tic. AŞ. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı … tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat … ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, trafik kazası nedeni ile ölümden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar … Pazarlama Dağıtım Turizm ve Danışmanlık Hizmetleri Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. ile … tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı sürücünün kusuru ile neden olduğu trafik kazasında desteklerini yitirmeleri nedeni ile uğradıkları maddi ve manevi zararın davalılardan ödetilmesini istemişlerdir.
Davacılar, 14.12.2009 günlü dilekçeleri ile asıl dava ile istemde bulunmadıkları miktar yönünden maddi tazminat isteminde bulunmuşlar mahkemece dava dosyasının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalılar asıl dava yönünden verdikleri cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, birleşen dava dosyasının tensip ile birlikte asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği, dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilmediği, asıl davanın yargılaması sırasında da birleşen davanın dava dilekçesinin tebliğe çıkartılmadığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesi uyarınca hakim “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmünü düzenlemektedir.
Şu durumda, davalılara usulüne uygun olarak birleşen dosyanın dava dilekçesi tebliğ edilip; kendileri hakkındaki yargılama ile ilgili bilgi verilmeden, açıklama ve ispat hakkı tanınmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı şirket yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.