Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/12778 E. 2011/13815 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12778
KARAR NO : 2011/13815
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 21/02/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 18/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil … geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava; noterin kusursuz sorumluluğuna dayalı tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem esas yönden reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kendisini araç maliki olarak tanıtan … isimli kişinin, aracın satışı için … 3. Noterliğinde adına vekalet verdiğini, bu vekalete güvenerek araç bedelini ödediğini, sonradan kendisine satış için vekalet veren kişinin sahte belgeler kullandığının öğrenildiğini, davalı noterin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek satış vekaletinde kullanılan belgelerin sahteliğini anlamadığını ileri sürerek uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı noter, davacının kendisinden araç bedelini üçüncü kişi adına yatırması istendiği yönünde telefonla bilgi vermesi üzerine durumdan şüphelenerek durumu ihbar ettiğini, noterliğinde yapılan işlem ile davacının araç satışı için vekil kılındığını, aynı zamanda davacının alıcı olamayacağını bu nedenle istemin reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının eylemi ile davacının zararı arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20. maddesinde araç satışlarının yöntemi gösterilmiştir. Buna göre, noter satış senedi ile aracın mülkiyeti satın alana geçer, aynı yasanın 20/d maddesine göre, trafikte kayıtlı motorlu araçların resmi şekilde yapılmayan satış ve devirleri geçersizdir.
Somut olaya gelince, kendisini araç maliki olarak tanıtan … isimli kişi, aracının üçüncü kişilere satışı için davacıyı, davalı noterin düzenlediği vekaletname ile satış için vekil tayin ettiği anlaşılmaktadır. Yani davacı, aracın maliki olmayıp, yalnız malik adına aracı satmaya yetkili olan vekildir.
Şu durumda, araç maliki olmayıp, aracın satışı için vekil tayin edilmesi nedeni ile yalnız vekil sıfatında bulunan davacının iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Yerel mahkemece, istemin aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmiş bulunması doğru olmayıp kararın gösterilen nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.