YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5429
KARAR NO : 2024/883
KARAR TARİHİ : 25.01.2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/371 E., 2023/454 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; yasa değişikliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2022/371 Esas, 2023/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanık aleyhine şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, sanığın suç kastı olmadığına, sanığın suçtan maddi menfaat temin edip etmediği araştırılmadan hakkında 213 sayılı Kanun’un 360 ıncı maddesinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığı tartışılmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, muhasebeciliğini yaptığı temyiz dışı sanıkların sahte fatura düzenleme suçuna iştirak ettiği iddiasıyla dava şartı olan rapor değerlendirme komisyonu mütalaasına uygun olarak kamu davası açıldığı, sanığın suçu kabul etmediği, Mahkemece yüklenen suçun sübutu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Muhasebeci olan sanığın yüklenen suçu kabul etmemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; suça konu faturaları kullanan mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, haklarında dava açılıp açılmadığının araştırılması, açılmış ise dosyaların getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra suça konu faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, bu sanığı ve temyiz dışı sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, gerektiğinde faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 37, 38 ve 39 uncu maddeleri uyarınca, doğrudan doğruya fiili birlikte işleyerek suça iştirak edilebileceği gibi azmettirerek veya yardım etmek suretiyle de iştirak edilebileceği gözetildiğinde, iştirakin niteliği belirlenmeden ve 213 sayılı Kanun’un 360 ıncı maddesine göre sanığın suçtan menfaat elde edip etmediği araştırılmadan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2022/371 Esas, 2023/454 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.