Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/8629 E. 2011/10100 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8629
KARAR NO : 2011/10100
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … AŞ ve diğerleri aleyhine 24/08/2007 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
a-Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; tarafların kusur oranı, olay tarihi, davacı …’nun yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı … yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı düşüktür. Bu davacı yararına daha yüksek düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
b-Dava dilekçesinde, davalı …’nin davalı …’ın kullandığı aracın sigorta şirketi olduğunu belirtilerek ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tazminat talep edildiği görülmektedir. Dosyaya ibraz edilen poliçe örneğinden de anlaşılacağı üzere, davalı …’nin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu tür poliçelerde manevi tazminat kapsam dışıdır. Bu nedenle davalı … yararına reddedilen manevi tazminatlar bakımından vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Mahkeme kararı bu nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan … yararına, (2/b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle diğer davacılar yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.