YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13125
KARAR NO : 2011/8229
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … aleyhine 29/01/2002 ve 30/01/2003 gününde verilen dilekçeler ile basın yoluyya kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle hukuka aykırılığın tespiti ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalılardan … yönünden manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş, diğer davalı … yönünden ise istem husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiştir. Karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece, 26.06.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5187 sayılı Basın Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince, süreli yayın niteliğindeki dava konusu haberin yayımlandığı 21.01.2002 günlü gazetenin sorumlu müdürü olan davalılardan …’a husumet yöneltilemeyeceği belirtilerek adı geçen davalı hakkındaki istemin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Oysa dava konusu edilen haber, 21.01.2002 günlü gazetede yayımlanmıştır. Yayın gününde yürürlükte bulunan 5680 Sayılı Basın Yasası’nın 16. ve 17. maddelerinde de, bu tür davaların kimlere karşı açılacağı gösterilmiştir. Anılan maddelere göre basın yolu ile gerçekleştirilen haksız eylemlerden sorumlu olacaklar, yayının yapıldığı gazetenin sahibi ile yazı işleri müdürü ve yazıyı yazan kişidir. Aynı yasanın 4. maddesinde, gazetenin sahibi ile sorumlu müdürünün gazetede gösterilmesi zorunludur. Dava konusu edilen haberin yayımlandığı gazetenin künyesine göre de davalı …, gazetenin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürüdür. Yerel mahkemece yayın tarihinde yürürlükte bulunan 5680 sayılı Basın Yasasının 16. ve 17. maddelerindeki düzenlemeler ve adı geçen davalının aynı zamanda gazetenin sahibi olduğu da gözetilmeksizin davalı … yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. .
3-Davalı …’ın diğer temyiz itirazına gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu yazının içeriği ve davacıya yönelik bölümü, yayın tarihi, mahalli gazete olması, okuyucu sayısı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir olunan 3.000,00 YTL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdiri için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına, (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA, davacı ve davalı …’ın öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, bozma nedenine göre davalı Ömer Yay’ın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harcların istekleri halinde geri verilmesine 11/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.