Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11304 E. 2023/10668 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11304
KARAR NO : 2023/10668
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/231 E., 2023/1431 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/252 E., 2021/255 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 09.03.1987 tarihinde … Dış Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinde işe başladığını, işe giriş bildirgesinin verildiğini ancak primleri yatırılmadığı için bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 09.03.1987 olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, Kurum kayıtları esas olup iddianın eşdeğer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 09.03.1987 olduğunun tespiti ve bu tarihte en az bir gün çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde,davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, Kurum kayıtları esas olup iddianın eşdeğer belgelerle kanıtlanması gerektiğini, salt tanık anlatımlarına göre karar verilemeyeceğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, resen her türlü araştırmanın yapılması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, komşu işyeri tanıklarının dinlenilmediğini, tanığın işyeri krokisinin getirtilmediğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Kurum kayıtlarına intikal ettirilen ve sahteliği ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesinin işyerinde en az 1 gün süre ile çalışmaya karine teşkil ettiği, fiili çalışmanın komşu işyeri çalışanı olduğu anlaşılan tanık beyanı ile sübut bulduğu, mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla..” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 09.03.1987 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına 01.03.1987 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin dava dışı işveren … Dış Tic. A.Ş.’nin … sicil no.lu işyerinden verildiği, büro işleri mahiyetli işyerinin 01.03.1987-31.07.1987 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, işyerinin 1987/1-3 arası dönem bordrusuna rastlanmadığının Kurum tarafından bildirildiği, iş verenin vergi mükellefiyet dönemlerinin işe giriş bildirgesinde belirtilen adreste 20.11.1986-31.12.1999 arası olduğunun bildirildiği, emniyet aracılığıyla yapılan komşu iş yeri araştırmasında yapılan tespitte işe giriş bildirgesinde “Yerebatan cad. Salkımsöğüt cad. No:20/2 Fatih/…” olarak belirtilen adresteki 20 olan bina no.sunun olmadığının sokakktaki son binanın 16 no.lu olduğunun belirtilmiş olması nedeniyle mahkemece Fatih Belediyesine bu konuda yaptırılan araştırma sonucunda anılan adresteki belirtilen binanın numarasının 16 olduğunun belirlendiği, ancak Mahkemece bu numaralı adrese göre komşu işyeri araştırması yapılmadığı, davacının aynı zamanda komşu iş yeri çalışanı olduğunu bildirdiği tek davacı tanığının dinlendiği, böylece eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

2. Buna göre mahkemece,iş yerinin belirlenen bina numarası olan 16 numara olduğunun belirlenmesine göre dava konusu dönemde işyerine komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanları yöntemince SGK,vergi,belediye ve emniyet aracılığıyla tespit edilerek sigortalılık ve çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenilmeli, komşu iş yeri tanığının belirlenememesi halinde davacının beyanı alınarak bu adresteki dava dışı işyerindeki çalışmasını bilebilecek kişilerin olup olmadığı sorularak belirlenecek kişiler dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.