Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/801 E. 2023/10684 K. 05.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/801
KARAR NO : 2023/10684
KARAR TARİHİ : 05.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/254 E., 2021/1147 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/336 Esas, 2016/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 11.12.2014 tarihli açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51

inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi gereği 1 yıl 8 … hapis ve 300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, ertelemeye ve denetim süresine karar verilmiştir.

2.Mahkemenin söz konusu kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 102.03.2021 tarihli, 7-2016/278629 sayılı kararı ile; “14.04.2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olduğu,
Aynı Kanun’un 63 üncü maddesinin “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeye ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir.
Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” şeklindeki ikinci fıkrası uyarınca; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arşivinde mevcut Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2016/336 esas, 2016/413 Karar sayılı dosyasının mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
…” şeklindeki gerekçe ile dava dosyasının mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2021/254 Esas, 2021/1147 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesinin yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 … hapis ve 20,00 TL gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, önceki kararda suça konu kaçak sigaralarla ilgili karar verilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.01.2023 tarihli ve 7-2021/120533 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suça konu sigaraları satmanın suç olduğunu bilmediğine, kararın haksız ve kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulmasına ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.06.02.2010 tarihinde cadde üzerinde karton kutu içerisinde sigara sattığı görülen sanığa ait karton kutu içindeki toplam 44 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık bozma öncesinde savunmasında suça konu sigaraları sattığını beyan etmiş, kanun iadesi sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve kamu zararını ödeyecek maddi gücünün bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

IV.GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükmünden yararlanması hususunda ihtar yapılmadığı suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasının ne oranda oranda indirileceğine yönelik bildirimde bulunulması gerekirken, yöntemine uygun olarak yapılmayan ve sanığın … bilgilendirme haklarına aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında kovuşturma aşamasında istinabe yoluyla savunması alınması için gönderilen talimat yazısında sanığa etkin pişmanlıktan yararlanması durumunda cezasında yapılacak indirim oranının belirtilmediği anlaşılmakla birlikte, sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği, keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödeyecek maddi durumunun bulunmadığını beyan eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname’deki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

B.Re’sen Yapılan İnceleme Sonucu Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık hakkında verilen 27.02.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz hukuken varlık kazanmadığı, hüküm niteliğinde olmadığı, askıda olduğundan müsadereye ilişkin kararın bu aşamada infaz edilemeyeceği, bu haliyle infazı mümkün bulunmadığından, açıklanan hükümde iddianamede müsaderesi talep edilen davaya konu eşya hakkında denetime ve infaza olanak verecek biçimde hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür..

V.KARAR
Gerekçe bölümünün (B-2 numaralı) bendinde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2021/254 Esas, 2021/1147 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından suça konu eşyaya ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Dava konusu kaçak olduğu anlaşılan eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı

Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.