Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2161 E. 2023/12458 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2161
KARAR NO : 2023/12458
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/311 E., 2022/113 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının profesyonel futbolcu olarak çeşitli kulüplerde futbol oynadığını, SGK kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının çalıştığı kulüplerdeki hizmetlerine ilişkin primlerinin tam olarak yatırılmadığının tespit edildiğini, bu bağlamda … Spor Kulübünde 15.09.1993-31.05.1994 döneminde futbolcu olarak hizmet verdiğini, yapılan incelemede davacının çalışmalarının bir kısmının hiç bildirilmediği, bir kısmının da primlerinin düzgün ödenmediği görüldüğünden tüm süre çalıştığının tespit edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 1 inci bendine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin davalı Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olup, bildirilmeyen bu kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının diğer davalı işyerinde Kurum kayıtlarına göre 01.12.2005 ile 02.04.2009 tarihleri arasında çalışmış gözüktüğünü, ayrıca davalı Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerine de hükmedilmemesi gerektiğini, davalı Kurum aleyhine açılan işbu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olup, dava açma hakkı bulunmadığını, diğer taraftan yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 8 inci bendi olan bu tip davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının davalı Kurum tarafından tespit edilip edilmediğini yöntemi kullanılarak araştırılmasını, 506 sayılı Kanun’un 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça belirlendiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünde çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek bir biçimde çalışmanın varilliği saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise işe giriş bildirgesi ile birlikte aylık dönemsel prim bordroları gibi davalı Kuruma verilmesi zorunlu kanıtlar olduğunu, Yöntemince düzenlenen işe giriş bildirgesi mevcut ise bu salt işe almayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarının 79/8.maddeye dayalı sigortalılığın tespit davaları yönünden kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, ayrıca işe giriş tarihinin, işe giriş bildirgesinde aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak davalı Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ise bu çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesi olduğunu, karinenin tersinin davalı Kurum belgelerine eşdeğer belgelerle ispatının gerektiğini, bu halde tanık beyanına itibar edilemeyeceğini, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak bildirge ve ücret tediye bordrolarında davacının imzası olanların saptanması gerektiğini, çalışma konusunun sürekli mi kesintili mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmasını, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle işyerleriyle ilişkileri bazen uzun yılları kapsayan tanıkların buna göre isticvap olunmasını, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanların kontrol edilmesini, o işyerinde çalışan diğer kişiler ile komlu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanları dahil dinlenilerek tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesini, yine seçilen tanıkların davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişilerden seçilmesinin gerektiğini, diğer yandan davacı ile davalı Kurum arasında bir hizmet akdi ilişkisi mevcut olmadığından prim ödetilmesinde davalı Kurumun sorumluluğunun söz konusu olmadığını, bu bakımdan husumet yönünden davacının taraflarına yöneltilmesine itiraz ettiklerini, bu tip davaların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle savunmayı resen genişletmesi ve araştırılarak hususların tamamının araştırılması neticesinde karar vermesini gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı … Derneği vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında bu güne kadar herhangi bir istihdam ilişkisi kurulmadığını, davalı kulübün evrak ve kayıtlarında davacıya ait herhangi bir kayda rastlanmadığını, TFF kayıtlarına göre davacının davalı kulüpte futbol oynadığını iddia ettiğini, davalı … Derneğinin profesyonel futbol şubesi ve faaliyetlerinin 22.05.1998 tarihinde noter kanalı ile … Spor Hiz. ve Tic. A.Ş.’ne devredildiğini, yapılan protokolün 3 üncü maddesi gereği tüm futbolcuların sağlık ekibi ve teknik adamların müstahdemlerin ve diğer tüm personelin sözleşmelerinin … Spor Hiz. ve Tic. A.Ş.’ne devredildiğini, ayrıca futbol şubesinin devir tarihinden önce ve sonra doğmuş ve doğacak tüm hak ve borçları ile devredildiğini, davalı futbol şubesine yöneltilecek bütün taleplerin ilgilisinin … Spor Hiz. ve Tic. A.Ş. olduğunu bu nedenle davanın husumet yönünden davalı adına reddinin gerektiğini, davacının 15.09.1993-31.05.1994 yılına kadarki hizmet süresinin aradan 17 yıl geçmesi sebebiyle talep hakkının düştüğünü, mahkemenin hak düşürücü süreyi resen değerlendirmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2014 tarihli ve 2012/85 Esas, 2014/1449 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile, davacının davalı … işverenliğinde 15.09.1993-31.05.1994 döneminde toplam 256 gün süre ile hizmet akdi ve işçi sıfatı ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerinin temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 29.06.2020 tarih 2020/1257 Esas, 2020/3994 Karar sayılı bozma kararında; 15.09.1993-31.05.1994 tarihleri arasında davalı kulüpte geçen hizmetlerin tespiti istemli açılan eldeki davada, Türkiye Futbol Federasyonu’ndan gönderilen tek tip profesyonel sözleşmesine göre 15.09.1993-31.05.1994 tarihleri arasında taraflar arasında imzalı sözleşmenin bulunduğu ayrıca dinlenen tanık beyanları doğrultusunda mahkemece, davacının, Kurum’dan şahsi dosyası celbedilmeden ve irdelenmeden tüm dönem yönünden kabul hükmü verilmiş ise de hak düşürücü süre yönünden yapılan inceleme yetersizdir. Davacının talebi az yukarıda belirtilen ilgili hükümler dahilinde hak düşürücü süre yönünden irdelenmeli, davacı hakkında davalı işveren nezdinde uzun ve kısa vadeli sigorta kollarından herhangi bir prim ödemesi yapılıp yapılmadığı, böyle bir kesintinin varlığı halinde prim kesintisi tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin kesileceği ve öncesine ait sürenin hak düşürücü süreye uğrayacağı göz önünde bulundurularak ilgili talebin incelenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet cetveli incelendiğinde; 23776 sicil numaralı Gençlerbirliği Spor Kulübünde 01.01.1992-31.05.1993 tarihleri arasında, … sicil numaralı … Gençlik ve Spor Kulübünde 01.01.1994-01.06.1994 tarihleri arasında hizmetleri tespit edildiği, Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarında davacının …’nde 15.09.1993-31.05.1994 tarihleri arasında sözleşmesinin bulunduğuna dair bilgi bulunmaktadır. Konak Sosyal Güvenlik Merkezinin 01.03.2013 tarihli yazısı ile … sicil numaralı … Gençlik ve Spor Kulübü unvanlı işyerinin 01.03.1965 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 1965/3-2005/6 dönemleri arasında faaliyette bulunduğu bildirilmiştir. Konak Sosyal Güvenlik Merkezinin 27.09.2021 tarihli yazısı ile; davacının söz konusu işyerinde 01.10.1993 tarihli işe girişinin, 01.06.1994 tarihinde işten ayrılışı olduğu, toplam 240 gün sigortalı bildiriminin yapıldığı bildirildiği, davacının 01.01.1994-01.06.1994 tarihleri arasındaki hizmetleri SGK’na bildirildiğinden yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmadığı, davacı adına işe giriş bildirgesi 01.10.1993 tarihi itibariyle verildiğinden davacının 01.10.1993-31.12.1993 tarihleri arasındaki 90 günlük çalışmasının SGK’na bildirilmediğinin kabul edilebileceği, davacının prime esas kazancının asgari ücret olarak kabul edilebileceği kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının 01.01.1994-01.06.1994 tarihleri arasındaki hizmetleri SGK’na bildirildiğinden yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının 01.10.1993-31.12.1993 dönemi toplam 90 günlük süre ile hizmet akdi ve işçi sıfatıyla çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: kararın gıyabında verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı vekili: yazılı delil olmaksızın tanık beyanlarıyla verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı Kurum vekili; yazılı delil olmaksızın tanık beyanlarıyla verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 15.09.1993-31.05.1994 tarihleri arasında davalı Kulüpte geçen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.