Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1032 E. 2023/4399 K. 12.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1032
KARAR NO : 2023/4399
KARAR TARİHİ : 12.07.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/108 Esas, 2021/1285 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/378 E., 2019/317 K.

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, maddi-manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Avensis ve Barbaros isimli koltuk tasarımlarının 2018/ 02714 sayılı tasarım tescil belgesi ile tescilli olduklarını, davalının müvekkilinin anılan tescilli tasarımları ile aynı veya ayırt edilemeyecek derece benzerlerini üreterek Amasra ve Nero ürün adıyla internet sitesinde ve katologlarında yayınlayarak satışa arz ettiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiği gibi aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak tasarımlar arasında bir benzerlik olmadığını, davacı tarafın 18.04.2018 tarihinde dava konusu tasarımlar için başvurduğunu oysa, müvekkiline ait Amasra ve Nero adlı koltuk gruplarının davacı tarafından tescil başvurusundan önce tasarlandığını ve kamuya sunulmuş ürünler olduğunu, davacının tasarımlarının yeni ve ayırt edici bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin dava konusu ürünlerinin yer aldığı kataloglarının davacının tasarımı başvuru ve tescil tarihinden önce olduğu, davalının bu önceki tarihdeki kullanımının da davacı tasarımından haberdar olarak yapıldığına ilişkin dosyada delil olmadığı, ayrıca davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin herhangi bir delil de sunulmadığından davalı açısından önceki kullanımdan doğan hakkın bulunması nedeniyle davacının tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı, davalının önceki kullanımdan kaynaklı doğan hakkı bulunması nedeniyle haksız rekabetin de söz konusu olmadığı, haksız rekabet olmadığı için maddi ve manevi tazminat zararlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan iki bilirkişi raporunda da davalının ürünlerinin müvekkilinin tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabet oluşturduğunun tespit edildiğini, davalının haksız rekabete ve tecavüze konu eylemlerine halen devam ettiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, tazminat hesabının doğru yapılmadığını, tazminatın belirlenemediği durumlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin uygulanması gerektiğini, Mahkemece verilen karar ile davalının tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin yasal hale getirildiğini, davadaki her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının internet sitesinde ve 2018 yılı ürün katoloğundaki ürünlerin aynı olup bu ürünlerin davacının tescilli tasarımları ile benzer olduğunun Mahkemece alınan bilirkişi raporuyla belirlendiği ancak davalının bu ürünleri dava konusu tasarım başvuru tarihinden önce kullandığını savunduğu ve delil olarak da dava konusu ürünlerin yer aldığı 2018 yılına ait ürün kataloğunun basımına ilişkin 12.03.2018 tarihli faturanın sunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bahsi geçen faturayı düzenleyen dava dışı Metro Ambalaj…San. Tic. Ltd. Şti.’ye yazılan müzekkere cevabından 12.03.2018 tarihli faturanın davalıya ait 2018 yılı ürün kataloğunun basımına ilişkin olduğu, buna göre davalının dava konusu kullanımlarının davacının tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 18.04.2018 tarihinden öncesine ait bulunduğu, davalının önceki tarihli bu kullanımlarının davacı tasarımından haberdar olarak yapıldığının da iddia ve ispat edilemediği, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının tescilli endüstriyel tasarıma davalının tecavüzü ve haksız rekabetinin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 60 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.