YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10317
KARAR NO : 2011/12841
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 11/03/2009 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı … Gazetesi’nin … temsilcisi olduğunu davalıya ait “www…..com” adlı sitede 21/01/2009 tarihinde yayınlanan “…, …, … ve … Ama; …’ın …, Şimdi temsilci” başlıklı yayınla kişilik haklarına saldırıldığı, gazetenin … Temsilciliği görevine getirilmesi nedeniyle ağır ve haksız biçimde gerçek dışı iddialarda bulunulduğu ve yorumlarla küçük düşürüldüğünden manevi tazminat istemiştir.
Davalı taraf, kendisinin de gazeteci ve basın emekçisi olduğunu, meslek dayanışması ve etik kurallara göre gazetenin daha iyi olması adına davacının … Temsilcisi olması üzerine konuya eleştirel olarak yaklaştığını, aşağılama ve hakarette bulunmadığını ve bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkeme, dava konusu yazı ile davacının yeni görevine getirilinceye kadar ki aşamanın eleştirel olarak anlatıldığını, yazının genel olarak eleştiri sınırında olduğunu ve fakat davacı için kullanılan ” düşük profilli” sözcüğünün kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğunu, gazeteciliği ve idareciliğine yönelik olarak düşük profilli denilmekle davacının küçük düşürüldüğünü belirterek davayı kısmen kabul etmiştir.
Yazının tüm olarak değerlendirilmesi sonucunda tarafların basın camiasına mensup oldukları, aynı zamanda gazeteci olan davalının, gazeteci olan ve büyük bir gazetenin … Temsilciliği görevine atanan davacının göreve getirilmesi ve görevin niteliği ile davacının gazetecilik ve idarecilik niteliklerinin uyuşup uyuşmadığı konusundaki değer yargısının dile getirildiği, davacı için kullanılan sözcüklerin kişilik haklarına saldırır nitelikte ve yazının özü ile biçimine uygun olmayan sözcükler olmadığı, bu nedenle de eleştiri sınırında bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, değer yargısının ifadesinden ibaret olan ve eleştiri sınırında bulunan yazı nedeniyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.