Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/3268 E. 2024/133 K. 09.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3268
KARAR NO : 2024/133
KARAR TARİHİ : 09.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/353 E., 2023/39 K.
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde neticesinde tespit edilip sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi 19.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) (a-2) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dairemizce İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek “…Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında (1) numaralı paragrafta belirtilen şekilde karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın kastının bulunmadığına, zamanaşımının gerçekleştiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … Vergi Dairesi mükellefi olan Uslu Nakliyat … Ltd. Şti.nin ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarına ait defter ve belgeleri usulüne uygun olarak 18.01.2012 tarihinde kendisine yapılan tebligatla vergi incelemesi için istenilmesine rağmen ibraz etmemek suretiyle defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın inkara yönelen savunması, vergi inceleme ve suç raporları, defter ve belgeleri isteme yazısı, tebligat, sanığa ait adli sicil ve nüfus kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır.

IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1. Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesi amacıyla istenildiğinde ibraz edilmemesi ile oluştuğu ve 03.07.2012 tarihli ve 2012-A-1416/9 sayılı vergi inceleme raporunda, mükellef kurumun tarh dosyasında 2008-2010 hesap dönemlerinde kullanılan yasal defterlere ait tasdik bilgilerinin bulunmadığının belirtildiği gözetilerek maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; inceleme için istenen defter ve belgelerin varlığına dair noter tasdik bilgisi veya başkaca tespitlerin bulunup bulunmadığı ilgili idareden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2. 213 sayılı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte olan 139 uncu maddesine göre; “vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin iş yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, iş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağından gizleme suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetildiğinde, tebligat tarihinde faal olduğu belirtilen iş yerinde inceleme yapılması yerine, defter ve belgelerin sanığa yapılan tebligatla istendiği anlaşılmakla, incelemenin dairede yapılmasına imkan veren 213 sayılı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan 139 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespiti varsa buna ilişkin belgenin dosyaya ibrazının istenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
3. Sanığa yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı dikkate alınarak 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile eklenen düzenleme uyarınca sanık hakkında, tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2024 tarihinde karar verildi.