Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/1872 E. 2024/531 K. 17.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1872
KARAR NO : 2024/531
KARAR TARİHİ : 17.01.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/838 E., 2016/124 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… (.Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve katılan arasında sözlü olarak kira sözleşmesi yapıldığı, katılanın kira alacaklarının tahsili ve kiralanandan tahliyesi ile sanık hakkında icra takibi başlattığı, daha sonra İcra Hukuk Mahkemesine dava açtığı ve açılan bu davada sanığın vekili aracılığı ile 10.07.2014 tarihinde sahte olarak düzenlenen kira sözleşmesini ibraz ettiği, ayrıca daha önce de bu kira sözleşmesinin 22.07.2011 tarihinde su aboneliği açtırabilmek için sanık tarafından kullanıldığının öğrenildiğinin iddia edildiği olayla ilgili olarak sanık hakkında kamu davası açılmış, sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, katılan kira sözleşmesinden haberdar olmadığını, kendi adına atılan imzaların kendisi tarafından atılmadığını beyan etmiş, dosya arasında bulunan rapora göre kira sözleşmesindeki yazı ve imzaların katılanın elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiş ve mahkemece tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Sanığın, katılanın kiracısı olduğunun, ancak aralarında yazılı kira sözleşmesi düzenlemediklerinin, sanık ve katılanın beyanıyla da sabit olduğu ve bu nedenle sanığın sabit kabul edilen fiilinin 5237 sayılı Kanun’un 211 nci maddesinde öngörülen bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2. Sanığın sahte kira sözleşmesini, 22.07.2011 tarihinde su aboneliği açtırmak için kullandığı, 10.07.2014 tarihinde ise Mahkemeye ibraz ederek kullandığı anlaşılmakla; sahte kira sözleşmesini kullanması arasındaki süre dikkate alındığında, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında kullanılmadığı ve bu nedenle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayıp iki ayrı özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin alt sınırının, hükmolunan hapis ceza miktarından az olamayacağı gözetilmeden, ceza miktarından daha az denetim süresi belirlenmesi,
4. Sahte kira sözleşmesinin kullanıldığı tarih olan 10.07.2014 tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına “2014” olarak eksik yazılması,
5. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … (.Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.