Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/5222 E. 2011/4686 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5222
KARAR NO : 2011/4686
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 03/11/1999 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaşamını yitiren dava dışı görevlinin yakınlarına 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince ödenen nakdi tazminat ile harcanan tedavi giderlerinin, haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, nakdi tazminatın olay günündeki en yüksek devlet memuru brüt aylığı üzerinden yapılan hesap sonucu bulunan tutarının kabul edildiği; dava dışı polis memurunun ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında davalının tam değil bölüşük kusurlu olduğu; hakkında açılan kamu davasında davalının 6/8 oranda kusurlu bulunduğu ve ceza davasının 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının rücu yolu ile ödetilmesini istediği tazminatın tutarının tam olarak saptanabilmesi için dava dışı görevlinin olayda bölüşük kusuru bulunup bulunmadığı, bölüşük kusuru varsa bunun oranı belirlenip hesaplanan nakdi tazminat tutarından indirilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.