Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18806 E. 2023/5330 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18806
KARAR NO : 2023/5330
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/120 E., 2016/188.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama neticesinde Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/120 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan mağdureye yönelik reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2020 tarihli ve 14-2020/109384 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Tüm dava konusu eylemler değerlendirildiğinde; sanığın cezalandırılabilir eylemlerinin, mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu sırada gerçekleştirilen öpme, okşama şeklinde basit istismar düzeyinde kalan eylemler olduğundan çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın mağdureye yönelik eylemlerinin çocuğun nitelikli istismarı suçunu oluşturduğuna ve bu suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın mağdureye yönelik herhangi bir suç işlediğine dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın İlk Derece Mahkemesince; “Mağdurenin annesi ile evlilik dışı birliktelik yaşayan sanığın 2014 yılının son aylarında mağdure ile bir kez organ sokma düzeyinde cinsel birliktelik yaşadığı ve olaydan ötürü mağdurenin 2016 yılı başında şikayetçi olduğu kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu bir kez yaşanan cinsel birlikteliğin olay sırasında on beş yaşını ikmal etmiş mağdurenin rızası hilafına cebren yapıldığı, veya tehdit sonucu yapıldığı, veya hile yada iradeyi etkileyen bir başka sebeple yapıldığına dair mağdurenin soyut beyanı dışında delil bulunmamaktadır. Gerek mağdurenin vücudunda cebire maruz kaldığına ilişkin tıbbi kanaatin bulunmaması, gerek dinlenen tanıkların mağdurenin bu iddiasını destekler görgüye dayalı beyanlarının bulunmaması, gerekse bu fiile karşı mağdurenin şikayet tarihi olan 2016 yılı başlarına kadar kimseye bu konuda birşey anlatmaması ve şikayetçi olmaması ile aksi ispat edilemediği için itibar olunan sanık savunmasına üstünlük tanınması gerektiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde mağdurenin bu eylemlere rıza gösterdiği, yani on beş yaşını dolduran mağdurenin rıza ile sanıkla cinsel ilişkiye girdiği hukuki ve vicdani sonucuna varılmıştır.” şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanık hakkında “HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altındaki (1) numaralı bentte yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma, doktor raporları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, annesiyle evlilik dışı birliktelik yaşadığı on altı yaşındaki mağdureyle cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye girmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, bu suçun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi bulunması ve oluşa uygun kabule göre 2014 yılının son aylarındaki bir gün içerisinde sanıkla rızaen cinsel ilişkiye giren mağdurenin 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen altı aylık kanuni süresinden sonra 31.01.2016 tarihinde şikayetçi olması karşısında, şikayetin kanuni süresinde yapılmaması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Anılan nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/120 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.