Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/8677 E. 2023/11252 K. 14.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8677
KARAR NO : 2023/11252
KARAR TARİHİ : 14.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/228 E., 2022/114 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında görülen meslek hastalığı iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin davalı işyerindeki çalışması nedeniyle belinde meslek hastalığı oluştuğu, iş yerinde geçirdiği düşme şeklindeki iş kazası nedeniyle meslek hastalığından kaynaklanan bel ağrılarında artış olduğunu belirterek 5.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının geçirmiş olduğu rahatsızlığın müvekkili hastanenin çalışma koşullarından kaynaklanmadığını, davacının çalışırken yaşadığı basit bir düşmeyi iş kazası olarak nitelendirdiğini, müvekkili hastanenin ülkenin sağlık alanında en yüksek standartta hizmet sunan sağlık kurumlarından biri olduğunu, davacının iddia ettiği efor kaybını resmi raporla tevsik edemediği gibi bu efor kaybının müvekkili hastanede çalışması sonucu olduğuna dair illiyet bağını belgeleyen bir rapor da sunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.02.2022 tarih ve 2021/228 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararıyla; YSK kararında davacının hastalığının mesleki olmadığının belirtildiği, YSK kararının taraflara tebliğ edildiği, süresinde itiraz edilmediği, SGK kayıtları, YSK kararı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının geçirmiş olduğu hastalığının mesleki hastalık olmadığı, bu haliyle davacının davasını ispatlayamadığından bahisle davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen 11.02.2016 tarih ve 2012/323 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemiz’in 29.06.2021 tarih ve 2020/4996 Esas, 2021/9144 Karar sayılı kararı ile mahkemenin davacının iş kazasından kaynaklı tazminat istemi bulunmadığı, talebin meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu yönündeki kabulü isabetli ise de yukarıda yasada tanımlanmış meslek hastalığı tespit prosedürü işletilmeden … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 23.02.2015 tarihli Kurum Sağlık Kurulu kararında yer alan davacının intervertebral disk bozuklukları hastalığının meslek hastalığı olmadığına dair belirlemeye dayanarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen 22.02.2022 Tarih, 2021/228 Esas, 2022/114 Karar sayılı karar ile Yüksek Sağlık Kurulu kararında davacının hastalığının mesleki olmadığının belirtildiği, Yüksek Sağlık Kurulu kararının taraflara tebliğ edildiği süresinde itiraz edilmediği, SGK kayıtları, YSK kararı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının geçirmiş olduğu hastalığının mesleki hastalık olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle davanın ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükmün hakkaniyete aykırı olduğunu, bozulması gerektiğini, müvekkilinin 2004 yılında işe başladıktan sonra 2008 yılında ağrılarının baş gösterdiğini, 2010 yılında davalı şirkete ait hastanenin başhekimi …’in yaptığı diskografi tetkikiyle L-4, L-5, V Yırtık tespit edildiğini, 21.03.2011 tarihinde ise davalı kurumda yatışına karar verildiğini, hastalığın seyrini göz önüne alarak daha yakın tarihli olan 11.10.2013 tarihli raporun değil de atıfta dahi bulunmadan daha uzak bir tarihli 05.03.2015 tarihli kurul raporunun esas alındığını, kaldı ki müvekkilinin meslek hastalığı dışında kurumda çalışırken iş kazası geçirdiğini, bu kaza nedeniyle iş görememezlik ödeneği dahi aldığını, bu nedenle de güç – efor kaybına uğradığının açık olduğunu, lakin hüküm kurulurken bu hususun değerlendirilmediğini, hükme dayanak yapılan meslek hastalığı sağlık kurulu raporunda da iş kazası hususu ele alınmadığını, dolayısı ile dayanak raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik olduğunu, tanık …’ın müvekkili ile cerrahi bölümünde sürekli ayakta çalıştıklarını belirttiğini, ayrıca liflerinin kopması nedeniyle işten ayrıldığını, raporunun mevcut olduğunu, müvekkilinin de bu bölümde işe devam ettiğini belirttiğini, tanık beyanının gösterdiği gibi müvekkilinin yoğun iş temposunda yıllarca çalışmış ve onun iş arkadaşının da aynı nedenlere dayanan farklı bir hastalığa yakalanarak işten ayrıldığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinde kalıcı bir hasar oluştuğunu, bir tazminat sorumluluğu meydana geldiğini, mahkemenin hakkaniyet çerçevesinde bu zararın giderimi için yaptığı incelemenin eksik olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 428 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ve 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 90 ıncı ve 94 üncü maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 95 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, davacının davalı işyerindeki çalışması nedeniyle belinde meslek hastalığı oluştuğu, iş yerinde geçirdiği düşme şeklindeki iş kazası nedeniyle meslek hastalığından kaynaklanan bel ağrılarında artış olduğu iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 23.02.2015 tarihli Kurum Sağlık Kurulu kararında yer alan davacının intervertebral disk bozuklukları hastalığının meslek hastalığı olmadığına karar verildiği, Dairemiz bozmasından sonra Yüksek Sağlık Kurulu’nun 20.12.2021 tarihli kararı ile sigortalıda mevcut intervertebral disk bozuklukları (lomber) hastalığının mesleki olmadığına karar verildiği, mahkemece tebliğ mazbatasının üzerine “YSK raporuna tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde itiraz etmediğiniz takdirde rapora itiraz etme hakkınızdan vazgeçmiş sayılacağınız ihtar ve tebliğ olunur.” şeklinde şerh düşülmek suretiyle raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekiline tebliğ tarihinin 11.01.2022 tarihi olduğu, mahkemece ihtar edilen sürede rapora itiraz edilmediği, takip eden 22.02.2022 tarihli karar celsesinde davacı vekilinden sorulduğunda davacı vekilinin “Her ne kadar meslek hastalığı olmadığı belirtilmiş ise de müvekkilimde hasar vardır, biz bu konuda beyanda bulunmak ve ıslah yapmak için süre talep ederiz” şeklinde beyanda bulunduğu, mahkemece aynı karar celsesinde “Raporun taraflara tebliğ edildiği herhangi bir itiraz da sunmadıklarından davacı vekilinin beyanda bulunmak için süre talebinin reddine” karar verildiği, sonuç olarak mahkemenin temyiz incelemesine konu kararı ile Yüksek Sağlık Kurulu raporunun süresinde itiraz edilmediği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının geçirmiş olduğu hastalığının mesleki hastalık olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Aynı kanunun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre ise hakim tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.

Somut olayda, davacı vekiline Yüksek Sağlık Kurulu raporunun tebliğ edildiği mazbatada yer alan ihtaratta verilen sürenin kesin olduğunun belirtilmediği, davacı vekilince takip eden celsede müvekkilinde meslek hastalığı bulunmadığına dair karara karşı beyanda bulunmak üzere süre talep edildiği dikkate alındığında mahkemece Yüksek Sağlık Kurulu kararına süresinde itiraz edilmediği de gerekçe kılınmak ve Yüksek Sağlık Kurulu kararının davacı tarafı bağılayıcı nitelikte olduğundan hareketle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, davacı vekilinin Yüksek Sağlık Kurulu raporuna karşı beyanlarını almak, Dairemizin yukarıda açıklanan bozma kararında söz konusu Kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapora göre karar verilmesi; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp 2. Üst Kurulu’ndan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini gözeterek Yüksek Sağlık Kurulu raporuna karşı itiraz halinde açıklanan prosedürü işleterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.