Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/12081 E. 2023/8829 K. 25.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12081
KARAR NO : 2023/8829
KARAR TARİHİ : 25.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1074 E., 2023/1334 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/511 Esas, 2023/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/1074 Esas, 2023/1334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının çocuğun cinsel istismarı suçu hakkında 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından istinaf başvurularının kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında mahkumiyet hükümleri uygulanırken takdiri indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosyada delil olarak sadece katılan mağdure beyanının olduğunu, dosya arasında bulunan 04.09.2022 tarih, saat 21.30’da tutulan tutanak mümziilerinin dinlenmeleri gerektiğini, katılan mağdurenin anlatımına göre 10 dakika boyunca araç içerisinde itiş-kakış yaşandığı iddiasına rağmen araç içerisinde herhangi bir parmak izine rastlanmamasının da teknik olarak mümkün olmadığını, mağdurenin beyan ve ifadeleri, olay anlatımı bir kül olarak değerlendirildiğinde çelişkilerin olduğunu, olay anlatımında kurgulamanın olduğunu, hayatın olağan akışına uygun olmadığını ileri sürerek mahkumiyet hükümlerinin bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi:”Mağdur …, bahse konu istismar olaylarının yaşanmadan evvel gideceği yönü yanlış tarif ettiğini belirterek sanığın onu zorla ve bilgisi dışında tarif ettiğinin dışında farklı bir yöne götürmediğini mahkeme huzurundaki ifadesinde belirtmiş ve eve gidiş güzergahı dışına çıkılmasının sebebinin kendi hatalı tarifi olduğunu beyan etmiştir. Bu kabul karşısında sanığın sadece cinsel ilişki süresince mağdurun hürriyetini kısıtlaması nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmakla, sanığın isnad edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince mahkememizce beraatine karar vermek gerekmiştir. 5237 sayılı TCK nun 103/1. maddesinde çocukların cinsel istismarı müeyyide altına alınmıştır. Maddede 12 yaşından küçük ya da 15 yaşını tamamlamamış veya 15 yaşını tamamlayıp 18 yaşını tamamlamamış olmakla birlikte algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı ve 15 yaşını bitirmiş, algılama yeteneği gelişmiş olan çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, cinsel istismar suçunu oluşturmaktadır. Her ne kadar sanık, alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de mağdurun sanığı öncesinde tanımadığı ve olay tarihinde tesadüfen tanıştıkları, mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirecek bir neden veya durum bulunmadığı, mağdur anlatımları ile alınan doktor raporlarının uyuşması dikkate alındığında mağdurun ısrarlı beyanları ve dosya muhtevası ile değerlendirilerek …’ın mağdura yönelik yaklaşımı, mağdurun olay akışına uygun ve tutarlı anlatımı mağdur beyanı ile uyumlu 09/09/2022 tarihli adli rapor içeriği ve DNA incelemesine ilişkin raporu ile sabit olduğu kanaatine varılmıştır.” gerekçesi ile hükümler kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçunda kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise iddia, yapılan yargılama, dinlenen ilgili beyanları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; olay günü Samsun ili İlkadım ilçesi Meskenler kavşağı diye bilinen yerde bekleyen on iki – on beş yaş grubunda bulunan katılan mağdureyi eve götüreceğim diye aracına alan sanığın hareket ettikten sonra katılan mağdureyi evi yerine yine aynı ilçede Doğupark diye bilinen ve tırların park ettiği alana götürerek burada katılan mağdureye karşı cinsel eylemini gerçekleştirdiği, oluşun dairece bu şekilde kabul olunduğu, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanığın tevil yollu beyanları, katılan mağdurenin aşamalarda vermiş olduğu beyanları gözönüne alındığında, sanığın suçu inkar şeklindeki savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, bu sebeple itibar edilmediği gerekçesi ile beraat kararı kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/1074 Esas, 2023/1334 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.