Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/3378 E. 2024/752 K. 23.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3378
KARAR NO : 2024/752
KARAR TARİHİ : 23.01.2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/535 E., 2023/164 K.
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
SUÇ TARİHLERİ: 31.12.2012, 22.06.2014
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2014/872 Esas, 2016/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 kez 3 yıl 1 ay 15 hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, defter kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2014/872 Esas, 2016/609 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/2370 Esas, 2022/9626 Karar sayılı kararı ile 7394 sayılı Kanun’un uygulanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/535 Esas, 2023/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, defter kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, her iki suç yönünden yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğu, sahte fatura düzenleme suçu yönünden, lehe olan 7394 sayılı Kanun’a göre, birden fazla takvim yılı için zincirleme suç hükümleri ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak sanık hakkında fazla ceza tayini nedenleriyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, usul ve yasaya aykırı kararların bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Vergi mükellefi olan sanığın 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği ve belirtilen yıllara ait yasal defter ve belgelerini ibraz etmesi için usulüne uygun tebligata rağmen süresinde ibraz etmediği iddialarıyla kamu davaları açılmıştır.
2.Sanık savunmasında; atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. 7394 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik nedeniyle yapılan bozma sonrası Vergi Dairesi Başkanlığından kamu zararı sorulmuş; sanığa etkin pişmanlıktan yararlanması için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş ve sanık tarafından ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
4.Vergi tekniği ve vergi suçu raporlarında; … Basım Yayın Yapı Rek. Tan.Yaz.Org. Tic. Ltd. Şti.nin, hisse devrinin gerçekleştiği 24.06.2009 tarihinden itibaren ticari faaliyetinin olmadığı, şirketin iş yeri olarak bildirdiği adreste faaliyet yürütmediği, depo, şube ve ardiyesinin olmadığı, şirketin vergi dairesine olan mükellefiyet ödevlerini yerine getirmediği, şirkete ait Ba-Bs Analiz formlarındaki tutarların birbirini tutmadığı, alış yaptığını bildirdiği mükelleflerin tamamına yakınının “sahte fatura düzenleyicisi” olduklarının vergi tekniği raporları ile tespit edildiği, şirket müdürünün ortaklığının bulunduğu 2 adet şirketin de sahte fatura düzenleyicisi olduğu yönünde vergi tekniği raporlarının bulunduğu, sanığın şirketi devraldığı tarihten itibaren gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı bu tarihten itibaren düzenlenen tüm faturaların sahte olduğu; 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait defter ve belgelerini ibraz etmesi için hazırlanan defter ve belge isteme yazısının mükellefiyet kaydının 30.04.2014 tarihinde re’sen terk ettirilmesi nedeniyle, sanığın ikametgah adresinde aynı konutta birlikte oturan kardeşine 06.06.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak yasal süre içinde defter ve belgelerin ibraz edilmediği belirtilmiştir.
5. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlar olan iddia, savunma, 21.11.2014 ve 03.05.2016 tarihli bilirkişi raporları, Başkent Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının vergi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında kullanmış olduğu vergilemeye ilişkin yasal defter ve belgeleri 2014 takvim yılında kendisinden istenilmiş olmasına rağmen herhangi bir mucbir sebep belirtilmeksizin yasal süresi içerisinde incelemeye ibraz etmeyerek gizlediği, eyleminin 213 sayılı Kanun’un 359/a-2 maddesinde yazılı suç tipini oluşturduğu; sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında 2009 yılında 458.780,00 TL tutarında 19 adet, 2010 yılında 152.156,00 TL tutarında toplam 14 adet, 2011 yılında 321.341,00 TL tutarında toplam 11 adet ve 2012 yılında 75.413,00 TL tutarında toplam 3 adet sahte sahte fatura düzenlediği, birden fazla takvim yılı için zincirleme suç hükmünün uygulanması olanaklı hale geldiğinden, lehine olan haliyle 213 sayılı Kanun’un 359/b maddesinde yazılı suç tipini oluşturduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, ayrıca sanığa 7394 sayılı kanun kapsamında etkin pişmanlık hükmünden faydalanması için tebligat yapıldığı, sanığın kovuşturma aşamasında hüküm kuruluncaya kadar ödeme yapmadığı anlaşıldığından 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile eklenen etkin pişmanlık hükmü gereğince indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
1.Gerekçeli kararın Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olduğu, Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dava dosyasındaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin gerekçeye yansıtıldığı, bu itibarla Mahkeme kararının kanunî gerekçenin özelliklerini taşıdığı anlaşılmakla, her iki suç yönünden Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Mahkemece, sanığa 7394 sayılı Kanun kapsamında etkin pişmanlıktan faydalanabilmesi amacıyla hüküm tarihine kadar vergi ve cezaların ödenmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, ancak sanık tarafından ödeme yapılmadığı, ayrıca lehe olan 7394 sayılı Kanun kapsamında sanığın 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarındaki tüm eylemleri zincirleme tek suç olarak değerlendirilerek, zincirleme sahte fatura düzenleme suçundan tek hüküm kurulduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma görüşüne sahte fatura düzenleme suçu yönünden iştirak edilmemiştir.
B. Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Tüm dosya kapsamı itibarıyla, mahkemenin suçun sübutuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Defter, kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun’un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile eklenen “Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir.” şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/535 Esas, 2023/164 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Defter, kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/535 Esas, 2023/164 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.