YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8999
KARAR NO : 2023/8722
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/91 E., 2015/227 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2015 tarihli iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.04.2019 tarihli ve 14-2015/340806 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açılmasına rağmen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ceza verildiğine, suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne, mağdurun yaşı itibariyle fiilin anlam ve önemini algılayamayacak durumda olduğuna, tanığın beyanının görgüye dayalı olmadığına, mağdurun beyanlarının doktor raporu ile doğrulanmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocukla mağdurun komşu oldukları, suça sürüklenen çocuğun mağduru 2. sınıfa başladıktan sonra 2014 yılı Kurban Bayramına kadar 5 kez değişik zamanlarda evlerine çağırarak burada üzerindeki elbiselerini çıkarıp yüzü koyun yatırdığı, suça sürüklenen çocuğun da elbiselerini çıkardığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurun poposuna sabun sürdüğü ve poposuna cinsel organını soktuğu, yine bu sırada ağzına cinsel organını soktuğu, yine suça sürüklenen çocuğun ayrı bir zamanda mağdurun evlerinin kömürlüğünde aynı şekilde mağdurun poposuna sabun sürmek suretiyle cinsel organını mağdurun poposuna soktuğu, böylece 6 kez değişik zamanlarda cinsel istismarda bulunduğu, dosyadaki bilgi, belge, mağdurun çocuk izlem merkezinde alınan beyanı, tanık …’in çocuk izlem merkezinde alınan suça sürüklenen çocuğun mağdura cinsel istismarda bulunduğuna dair anlatımı, adli görüşme değerlendirme raporu, mağdurun yaşı nedeniyle olayları algılama ve değerlendirme yeteneğinin gelişmediğine, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağına dair … Devlet Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporu, suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar fiilini algılama yeteneğine ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olduğuna dair adli tıp raporu, sosyal inceleme raporu, tanık …’in mağdurun annesi ile suça sürüklenen çocuğun annesinin yüksek sesle tartıştığını duyması üzerine oğlu …’nın “Ben neden tartıştıklarını biliyorum” demesi üzerine oğlunun suça sürüklenen çocuk ile yaşı küçük kardeşi … ile kendisi ile birlikte mağdurun üzerine çıktığı, kendilerinin pipilerini, popolarına değdirdiklerini ifade ettiğine dair beyanı ile sabit olduğu, böylece suça sürüklenen çocuğun mağdura karşı birden çok kez vücuda organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğunun sabit olduğu kanaatine varılarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu nazara alındığında, iddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 03.02.2014 tarihli farik mümeyyizlik raporunda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin görüş belirtilmemesi nedeniyle hükme esas alınan bu raporun içeriği itibariyle yetersiz olduğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre işlediği iddia edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin saptanması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.