Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/25949 E. 2024/791 K. 23.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25949
KARAR NO : 2024/791
KARAR TARİHİ : 23.01.2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/137 E., 2020/100 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle … 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04..2014 tarihli ve 2014/103 Esas, 2015/198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/27435 Esas, 2017/24599 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/137 Esas, 2020/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan uzlaşmanın da sağlanamaması üzerine 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; dosyasının Yargıtaya gönderilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığa ait olan ve sanığın kullanımında olduğu kabul edilen 0534 580 32 10 numaralı hattan , suç tarihi olan 22.02.2012 günü katılanı arayarak, komiser olduğunu, kredi kartında bulunan paranın derhal çekilmesini ve kartına bloke konulacağını, katılandan 1000,00 TL’yi belirttiği hesaba atmasını söylediği, katılanın da gönderdiği, bir saat sonra 2,000,00 TL yatırmasını söyleyince durumdan şüphelenen katılanın şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık; kovuşturma evresindeki savunmasında 0534 580 32 10 numaralı hattı kendisinin çıkardığını, yüklü bir telefon borcundan ötürü kapattığını belirttiği, kovuşturma evresinde ise 2013 yılında nüfus cüzdanını kaybettiğini, adına bir çok hat açıldığını, bu hattın da onlardan olduğunu ancak kapattırmadığını söylemiştir.
3. Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenerek suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle uzlaştırma girişiminde bulunulduğu , uzlaşma davetiyesinin taraflarına ulaştığı ancak katılanın uzlaşmak istemediği için uzlaşmanın sağlanamadığı, bu suretle izah edilen deliller çerçevesinde sanığın dolandırıcılık suçundan mâhkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın aşamalardaki çelişkili savunmalarına itibar edilmediği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/137 Esas, 2020/100 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.