Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12030 E. 2023/11387 K. 16.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12030
KARAR NO : 2023/11387
KARAR TARİHİ : 16.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1002 E., 2022/1718 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/218 E., 2020/121 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davacı Kurum ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; Kurum sigortalısı …’in 11.04.2014 tarihinde işyerinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucunda 12.03.2015 tarihinde hastanede vefat ettiğini, sigortalının ölümünden sonra hak sahiplerine peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, sigortalıya geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, tedavi masrafı yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000,00TL Kurum alacağının onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili; müteveffanın davalı işyerinde makine operatörü olarak çalışmakta olduğunu, kazanın olduğu zamanda iş güvenliği denetimi olduğu için makinelerin kapalı olduğunu, buna rağmen müteveffa amirlerinden talimat almadan kazanın meydana geldiği yerde bulunan makineyi çalıştırdığını ve malum kazanın meydana geldiğini, işverenin kusurunun bulunmadığını, müteveffanın makinelerin çalıştırılması konusunda talimat almamasına rağmen kendi kusuru ile amirlerinin talimatına aykırı hareket ettiğini, davalı şirkette tüm iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, müteveffaya iş güvenliği eğitimi, uygun elbise ve ekipmanların kendisine verildiğini, … 11. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/683 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile Yerel Mahkemece kazazede Kurum sigortalısına verilen kusur oranını kabul etmediklerini, tüm kusurun işverende olduğunu belirterek Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak sigortalının kusursuz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile henüz kesinleşmemiş olan … 1. İş Mahkemesi 2015/532 Esas ve 2018/876 Karar sayılı tazminat dosyasında alınan 03.09.2018 tarihli kusur raporu esas alınarak hesaplama yapıldığını, alınan hesap raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, ayrıca eş … için yeniden evlenme şans ve ihtimali bulunmadığı kabul dilerek yeniden evlenme şans ve ihtimali nedeniyle indirim-yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın davalı işyerinde makine operatörü olup kazanın meydana geldiği sırada iş güvenliği denetimi olduğu için tüm makinelerin kapalı olduğunu, buna rağmen müteveffa amirinden talimat almaksızın makineyi çalıştırdığını ve kaza meydana geldiğini, müvekkil şirket tarafından çalışanlara düzenli olarak iş güvenliği eğitimleri verildiğini, müvekkil şirket tarafından tüm çalışanlara gerekli iş güvenliği eğitimleri verilmekte olup eğitim verildiği ve gerekli denetimlerin yapıldığına dair belgeler dosya içerisinde mevcut olduğunu, müteveffa hiçbir birimde çalışma olmadığı bir zamanda kazayı geçirdiğini, o gün makinaların çalıştırılmaması yönünde bir talimat verilmiş olmasına rağmen müteveffa kendisi makineyi çalıştırdığını, makineleri çalıştırma talimatı almadan makineleri çalıştırarak eğitim ve tecrübesine ters düşecek şekilde bant ve tambur arasına elini sıkıştıran müteveffa dava konusu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, tüm bu nedenlerle Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile I-Davacı Kurum vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK’nın 352/1-c maddesi gereğince reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 72.437,86 TL peşin sermaye değerli gelir, 4.866,08 TL geçici iş göremezlik ödemesi ve 235.970,85 TL tedavi giderinden ibaret Kurum alacağının onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı Kurum ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

Davalı vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece verilen hüküm eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmelere dayanmaktadır. Bu sebeple öncelikle davaya konu kaza ile ilgili tüm ceza dava dosyaları celp edilmeli (mahkemece yapılan suç duyurusunun sonucu da araştırılarak), bu dosyaların içeriği de gözetilerek, maddi olgunun doğru belirlenebilmesi olayın niteliği, davalının, sigortalının ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak mevcut davaya konu olayla ilgili belirtilen dava dosyalarındaki karar ve raporlar celbedilip, olayın nasıl gerçekleştiği, sigortalı ile davalı arasındaki ilişki ile tarafların kusur oranlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ve diğer dava dosyalarındaki kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden usule uygun bir kusur raporu alındıktan sonra, tespit edilen kusur oranına göre yeniden hesap raporu alınması ve alınacak hesap raporunda davacının teselsüle dayalı talebi de gözetilerek, davalının 5510 sayılı Kanun’un 21/1 ve 21/4 üncü maddeleri uyarınca sorumluluğu doğru belirlenerek hüküm tesis edilmemesi isabetsizdir ve anılan husus bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.