YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4955
KARAR NO : 2023/8917
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/49 E., 2015/1 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2011 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2011 tarihli ve 2011/1253 Esas, 2011/561 Karar sayılı
kararı ile, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu oluşturabileceğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarihili ve 2012/49 Esas, 2015/1 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.02.2018 tarihli ve 14-2015/77122 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, sanığın suç tarihinde askerde olduğuna, tanık beyanlarının sanık savunmasını doğruladığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mevcut ifadeler ve doktor raporları, mağdurenin sınır zeka seviyesinde olması, suç tarihi itibariyle on beş yaşından küçük olması, mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirir bir durum bulunmaması, sanığın on beş yaşından küçük olan mağdureyle sıklıkla bir araya gelmesinin, arkadaşlık kurmasının, ailesinin bilgisi dışında pikniğe götürmesinin ve şehir dışında insanların bulunmadığı yerlerde gezdirmesinin normal olarak kabul edilemeyeceği, aynı zamanda mağdurenin alınan raporunda livata yoluyla tecavüze uğradığına dair bulgu elde edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık tarafından dokunmak, okşamak, cinsel organını sürtmek suretiyle basit cinsel istismara maruz kaldığı kanaatine varılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi; suç tarihinde on dört yaş içerisinde bulunan mağdurenin başka delille doğrulanmayan aşamalardaki soyut beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2012/49 Esas, 2015/1 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.