YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14824
KARAR NO : 2024/826
KARAR TARİHİ : 24.01.2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/168 E., 2017/501 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan iki defa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kendisini Gazi Duran olarak tanıtan kişi ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, oto pazarında eşi … adına kayıtlı 34 EV 6012 plaka sayılı aracı satan katılan …’ ile aracın 18.150,00 TL bedelle satın alınması konusunda anlaştığı, aracın satışı hususunda …’a 5 günlük vekalet vermesini sağladıkları, 2.000,00 TL peşinat verip vekaletnameyi aldıkları, sanık …’in aracı kontrol ettirme bahanesiyle teslim aldığı, daha sonra katılanın yanında kalan kişinin parayı EFT yaptığı, ertesi gün hesaba geçeceğini belirterek katılanın yanından ayrıldığı, daha sonra oto alım satım işi yapan şikâyetçi Ramazan Demir’e gidip, oto alım satımı yaptığını, aracı yeni aldığını, maliyede sorun çıktığı için vekaletname aldığını ve satmak istediğini belirttiği, şikâyetçi …ın araçta 1.500,00 TL masraf olduğunu belirtmesi üzerine aracı satmadan ayrıldığı, ertesi gün tekrar gelerek acil paraya ihtiyacı olduğunu belirterek 13.850,00 TL bedelle sattığı, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek sanığın iki farklı mağdura karşı dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan …’e Yönelik Eylemi nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirilip, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü uyarınca,04.09.2012 tarihli hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B. Şikâyetçi …’e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın katılan …’den hileli hareketler ile aldığı aracı şikâyetçi …a satarken hileli harekette bulunup bulunmadığının, hileli harekette bulunduysa ne tür bir hile kullandığının karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Katılan …’e Yönelik Eylemi nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Bozma kararı öncesi yapılan 5 davetiye ücreti 35TL, müdafi ücreti 220TL, uzlaştırıcı ücreti 120TL olmak üzere toplam 375,00TL mahkeme masrafının sanıktan tahsiline, bozma sonrası yapılan 8 davetiye ücreti 68TL, posta ücreti 35,30TL olmak üzere toplam 103,30 TL yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Şikâyetçi …’e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin, temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.