Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/8908 E. 2023/8918 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8908
KARAR NO : 2023/8918
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/38 E., 2015/14 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdure vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2011 tarihli iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Trabzon Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2011/38 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.03.2019 tarihli ve 14-2015/332172 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu organ sokmak suretiyle işlediğine yönelik iddianın doktor raporu ve tanık beyanı ile doğrulanmadığına, eylemin birden fazla kez gerçekleştiğine dair delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, olayın intikalinin geç olduğuna, suça sürüklenen çocuğun cebrinin bulunmadığına, eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesi ile kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin 2008 yılının Ağustos ayında Ardıçlıyayla köyüne gittiği, Ağustos ayında bir gün annesi ile fındıklığa gittiği, su içmek için suça sürüklenen çocuğun ablası olan Keziban’ın evine gittiği, su içip dışarı çıktığı sırada suça sürüklenen çocuğun arkasından bağırarak “dur seninle oyun oynayalım” dediği, mağdurenin de kabul etmesi üzerine mağdureyi evlerinin altındaki kulübeye götürdüğü, kulübede mağdurenin pantolonunu indirdiği, sonra iç çamaşırını da indirdiği, daha sonra mağdureyi yatağa yatırıp cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürttüğü, bu eylemleri yaklaşık yarım saat sürdürüp sona erdirdikten sonra mağdureye “bu olayları sakın kimseye söyleme, seni öldürürüm” dediği, mağdurenin de korkup annesine ve babasına anlatmadığı, ayrıca bu olaydan 10 gün kadar sonra suça sürüklenen çocuğun mağdureyi tekrardan kandırarak evlerinin altındaki kulübeye götürdüğü, ilk olaydaki gibi mağdurenin pantolonunu indirdiği, ağzını bir bezle kapattığı, kendisini yatağa ters şekilde yatırıp cinsel içerikli eylemlerde bulunduğu, bu eylemini yarım saat kadar sürdürdükten sonra mağdureye “seni öldürürüm, hapishaneye atarım, kimseye söyleme” dediği ve mağdurenin oradan kaçtığı, mağdurenin sadece dayısının kızı …’a sır saklar diye olaylarla ilgili bazı şeyleri anlattığı, anne babasına anlatmadığı, 04.02.2011 tarihinde Facebook üzerinden suça sürüklenen çocuğun mağdureye “kimseye söyleme seni öldürürüm” diye mesaj göndermesi sonucu annesinin de bu mesajı gördüğü ve suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olduğu şeklinde gelişen olayda, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin mağdure ve tanıkların hazırlık, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tutarlı beyanları, adlî tıp raporları ve doktor raporu dikkate alındığında mağdureye karşı zincirleme olarak çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.

2. Tüm dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun, olay tarihinde sekiz yaşı içerisinde bulunan mağdureyi evlerinin altındaki kulübeye götürdükten sonra bağırmasını engellemek amacıyla ağzını bağlayarak cinsel eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında atılı suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde eksik ceza tayini ile gerekçeli karar başlığında ve kararın hüküm bölümünde suç adının çocuğun cinsel istismarı yerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Yukarıda açılanan nedenlerle Tebliğnamede belirtilen onama görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2011/38 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.