YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30750
KARAR NO : 2024/901
KARAR TARİHİ : 25.01.2024
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/278 E., 2016/46 K.
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/278 Esas ve 2016/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; nitelikli dolandırıcılık suçundan aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.02.2021 tarihli, 15-/2016/104865 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz isteği; temlik sözleşmesi yapılarak sanığa suça konu senetlerin verildiği, bu hususta tanık dinletmek istediklerini ancak reddedildiğini, senetlerin katılan … ve avukatı … tarafından verildiği, kararın bozulmasına ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz ettiği, hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık tarafından, katılan … hakkında … 1. İcra Müdürlüğünün 2014/10128 Esas sayılı dosyası üzerinden, 05.11.2014 düzenleme ve 10.12.2014 vade tarihli, 55.000,00 TL’lik senet, 05.11.2014 düzenleme ve 10.02.2015 vade tarihli, 20.000,00 TL’lik senet, 05.11.2014 düzenleme tarihli, 10.05.2015 vade tarihli 15.000,00 TL’lik senet ile 05.11.2014 düzenleme ve 10.08.2015 vade tarihli 100.000,00 TL’lik senetlerle ilgili kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, katılanın suça konu senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını belirterek vekili aracılığıyla … 2. İcra Hukuk Mahkemesine imzaya itiraz davası açıldığı ve aynı zamanda katılan tarafından sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın savunmasında, senetleri, bir kısım icra takipleri sonucunda doğacak alacaklarını katılana temlik ettiğini, bunun karşılığında katılanın suça konu senetleri tanık …’ın huzurunda imzalayarak kendisine verdiğini belirttiği ancak katılanın bu iddiayı kabul etmediği, sanık ile aralarında icra takiplerinden doğan alacaklarını temlik hususunda bir anlaşma yapıldığını, ancak kendisinin bu alacaklara karşılık borcunu nakit olarak verdiğini, senet vermediğini ifade ettiği, suça konu senetler üzerinde … Kiriminal Polis Laboratuvar tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporlarda, senetlerdeki imzaların katılana aidiyetinin tespit edilememiş olması ve sanığın savunmasında, suça konu senetleri tanık …’ın huzurunda katılanın kendisine verdiğini belirtmesine rağmen tanık …’ın bu savunmayı doğrulamaması karşısında sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilerek temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında 2014 şeklinde eksik gösterilen suç tarihinin senetlerin icra takibine konulma tarih olan “22.12.2014” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık ve müdafinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.