Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/6845 E. 2024/411 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6845
KARAR NO : 2024/411
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1736 E., 2020/689 K.
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi 20.06.2019 … 2018/498 Esas, 2019/252 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları, 51 inci maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 19.06.2020 … 2019/1736 Esas, 2020/689 sayılı Kararı ile ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebinde özetle;
1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Facebook paylaşımının terör örgütünün silahlı yöntemlerini övücü yada meşrulaştırıcı bir içerik taşımadığına,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi (THKP/C)’nin nüvelerinin 1965 yılında atıldığı, 1971 yılında yayınladıkları bildiri ile illegal olarak kurulan Marksist- Leninist ideolojiye mensup, liderliğini … ‘ın yaptığı, devrimin halktan başlayan silahlı mücadele ile gerçekleşeceğini savunarak silahlı mücadele yöntemini benimseyen silahlı terör örgütüdür. Örgütün vahamet arz eden eylemleri kuruluş yıllarında yoğunlaşmıştır. 1978 yılında THKP/C – Devrimci Yol ve THKP/C Devrimci Sol olarak ikiye ayrılmış, devrimci sol kanatı 1994 yılında DHKP/C (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi) adını alarak terör eylemlerine devam etmiştir.
Devrimci Yol kanadı ise; Üyelerinin kendi arasındaki anlaşmazlıkları, liderlik kavgaları tartışma süreci gibi nedenlerle bölünerek 1992 yılından itibaren THKP/C – Devrimci Yol, Devrimci Hareket ve THKP/C – Devrimci Gençlik isimleri ile güncel faaliyetlerini sürdürmüş ise de kamuoyunda yankı yaratacak ve kendilerini tanıtacak vahim eylemleri saptanamamıştır. Daha çok devrimci gençlik örgütüne mensup kişiler örgütün geçmişine sahip çıkarak 1995 yılından itibaren yeni bir yapılanmaya gitmek suretiyle özellikle öğrenci kesiminde inisiyatifi ele geçirmek için üniversitelerde öğrenci cephesi, öğrenci koordinasyonu ve öğrenci meclisleri oluşturarak örgütlenmeye çalıştıkları, devrimci gençlik güdümünde faaliyet gösterdiği değerlendirilen “Öğrenci Kollektiflerinin” “isyan, devrim, özgürlük” sloganını kullandıkları bu yapının liselerde de “Liseli Genç Umut” olarak adlandırılıp yarı legal yarı illegal faaliyetleri gösterdikleri istihbari raporlardan anlaşılmaktadır.
Terör örgütünün propagandası suçunun oluşumu için; faaliyetleri devam eden bir terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemleri teşvik edecek şekilde yapılması gereklidir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşünde gerçekleşmese dahi terör örgütü üyesi ya da destekçisi olduğunu beyan edecek şekilde;
A- “Örgüte ait resim ve işaretlerin asılması ya da taşınması”
B- Slogan atılması
C- Ses cihazları ile yayın yapılması
D- Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi; şeklindeki seçimli hareketlerden biri ile de propaganda suçu işlenebilmektedir.
Dairemizin uygulamaları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre; kullanılan yazı, sözler veya araçların;
1- Şiddet, bir araç olarak görülüyorsa;
2- Kişiler hedef gösterilip kanlı bir intikam isteniyorsa;
3- Benimsenen düşünceler için şiddete başvurmanın meşru bir yol olduğu ileri sürülüyorsa;
4- İnsanda saldırgan duygular uyandıracak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun ortamı kışkırtıyorsa;
İfade özgürlüğünün sınırlandırılması makul görülebilecektir.
Bu bilgiler ışığında;
Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 07.02.2017 tarih 2015/7522 Esas, 2017/850 ve 09.06.2016 tarih 2015/7477 Esas, 2016/1025 Karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere “…, …, …” şeklinde yazılan slogan şiddeti çağrıştırsa bile toplumda bilinen ve kalıplaşmış sözlerden olduğu, ulusal güvenlik ve kamu düzeni üzerindeki potansiyel etkisinin sınırlı olduğu ve ciddi bir tehlike yaratmadığı gözetilerek sanığın eyleminin silahlı terör örgütünün propagandası suçunu oluşturmadığı anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 19.06.2020 … 2019/1736 Esas, 2020/689 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.